02 Haziran 2014, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Benim adamın onun adamı ile yürüyen göz boyama işleri son dönemlerde iyice ayyuka çıktı. Günümüzün adamları ise imam ve hatiplerden oluştuğuna göre. İşlerin uzmanları da imam ve hatip olmadığına göre. Diyecek tek şey var Allah bizleri korusun.
  • Ülke olarak Ortaçağa yeni girdik, karanlık dönem yaşıyoruz, kurtulabilirsek bu dönem ileride aklın mantığın ilim ve fennin olmadığı bir karaçağ olarak anılacak, baskı yalan kandırma ve üçkağıdın tavan yaptığına inanıyorum
  • Bunun anlamı pistlerde ilgili sorun var demek oluyor. Çok yazık.
  • Ortaklardan Cengiz milletin a.... Na koyacakmış

3. HAVALİMANIN ADI YOK RÜZGÂRI ÇOK

Nedir bu rüzgârlardan çektiğimiz… Batı rüzgârlarıyla kamu yönetimine üç kavram geldi: Şeffaflıkkatılımcılık ve hesap verebilirlik... Üstelik bu kavramlar kanunla zorunlulaştırıldı. (1)

Şeffaflık, katılımcılık ve hesap verebilirlik 21.yüzyılın gereği olarak karşımızda duruyor. Bu güncel kavramlar; devlet kurumlarının, yapacaklarını halkla birlikte oluşturmasını, iddia sahiplerine ve paydaşlara verdikleri sözleri tutmalarını, ne yaptıklarını kamuoyu ile paylaşmalarını esas alıyor. Paydaşlar süreci beraber yaşıyorlar ve hesap sorabiliyorlar. Kuşkusuz bunların hepsinin; katılımın da, hesap sormanın da ve şeffaf olmanın da yolları var. Tümünün temelinde haber alma özgürlüğü bulunuyor. Kavramların açılamaları kısaca şöyle:

Şeffaflık; kararların, kurallar ve düzenlemeler doğrultusunda alınması ve uygulanması, alınan kararlardan etkileneceklerin bilgiye erişiminin sağlanması ve bu bilginin de ulaşılabilir, anlaşılır ve somut olması prensibidir.

Katılımcılık; organizasyonu, sosyal ve fiziki yapıyı etkileyecek kararlarda, sadece belirlenen yöneticilerin/siyasilerin değil, ayrıca yurttaşların katkısının ya da etkisinin olması anlamına gelir.

Bu, herkesin karar almada eşit derecede haklara sahip olduğu toplumsal yönetim veya kooperatif yönetimlerinden farklı bir kavramdır. Toplumu etkileyecek kararların “uzmanlardan oluşan-konu ile ilgili kurullarda” fikirlerin tartışılarak, uzman görüşlerinin alınmasıdır. Kuşkusuz, görüşme sonucu ortaya çıkan fikirler yargı kararları niteliğinde değildir… Yöneticilere/siyasilere kararlarını iyileştirme, düzeltme fırsatları verir. Büyük hatalara düşmeyi önler.   

Hesap verebilirlik; karar alıcıların ve uygulayıcıların yetkilerini kullanmalarından ve yapmış oldukları faaliyetlerden sorumlu tutulmalarını ifade eder.

Kişiler veya kurumlar aldıkları karardan etkilenecek kişilere/yurttaşlara/paydaşlara hesap verebilmelidir. Hesap verebilirliğin ön şartı şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkeleridir.

Sözü bu kadar uzatmamızın nedeni, 3. Havalimanında nereden estiği belli olmayan rüzgârlar

Bir havalimanı için yer seçimi yapılırken dikkate alınacak faktörler çok nettir.

Tabii ki bunların başında yeterli büyüklükte arazi gelir. Bunu arazinin coğrafi ve jeolojik yapısı, bitki örtüsü, arazide yaşayan diğer canlılar –flora/fauna- izler. Çevredeki iskân ve yapılaşma, bağlantı yolları ciddi şekilde ele alınması gereken faktörlerdir. İklim koşulları ve HAKİM RÜZGÂRLAR ise havalimanının geleceği için çok ama çok önemlidir.

3. havalimanı projesinin yapılacağı yere ilişkin Uzman Mimar Mücella Yapıcı, "Bu proje, ekolojik bir felaket yaratır. Nereden bakarsanız bakın usulsüz, hukuksuz bir proje. Bu havalimanı nereye yapılmaz diye sorsanız işte buraya yapılmaz denir" ifadesini kullanmıştı. Ardından ÇED raporu, mahkeme kararları falan geldi… Ama ihale yapıldı, havalimanının henüz adı yok. Şimdilik 3.Havalimanı olarak anılıyor. Basından proje olduğunu, inşaatın devam ettiğini öğreniyoruz. Benim değinmek istediğim boyut ise, bölgenin meteorolojik durumu ile ilgili…

Esenboğa Havalimanı ile ilgili olarak bir anekdot anlatılır. Esenboğa havalimanı için mühendisler, teknisyenler arazi çalışması yaparken, köylüler merakla soruyorlar: “ağam burada ne olacak?” Baş Mühendis “havalimanı yapılacağını” söyleyince, içlerinde en yaşlı görüneni diyor ki: “Allah, Allah… Bak hele, burada sarı öküzü, kara öküzden ayıramazsınız, teyyareyi nası göreceniz”… Nitekim açıldığı 1955 yılından bu yana Esenboğa sisten yana en dertli havalimanlarındandır.

Havalimanı meteorolojik verileri alınacak önlemler için, binaların konumlandırılması için önemlidir. Fakat pistlerin yönlerinin belirlenmesi açısından daha da önemlidir. Meteorolojik veriler sadece yağış, basınç, sis değil rüzgârları da kapsar.

3 bin 500 hektarlık toplam alana sahip olduğunu DHMİ’nin web sitesinden aldığımız, 3. Havalimanının 4 etapta yapılacağını görüyoruz. (2)

1.      Etap: Birbirinden tam bağımsız 3 adet pist, 8 adet paralel taksiyol ve yaklaşık 4 milyon m2 lik apron (70-90 milyon yolcu)

2.      Etap: 1 adet pist ile 3 adet paralel taksiyolu

3.      Etap: Paralel taksi yolları ve ilave apron ile birlikte 1 ilave pist (120 milyon yolcu)

4.      Etap: Paralel taksi yolları ve ilave apron ile birlikte 1 ilave pist (150 milyon yolcu)

3.Havalimanına ait büyük uçakların iniş ve kalkışlarına uygun 3,5–4 km uzunluğunda Karadeniz'e paralel olan 4 pist ve Karadeniz'e dik uzanan 2 pist olmak üzere toplam 6 pist ve 8 de kule bulunacak. Hemen belirtelim; uçakların iniş kalkışlara da kule değil rüzgar karar verir aslında…

Havacılıkla az çok ilgilenen herkes bilir ki “uçaklar rüzgâra karşı iniş-kalkış” yaparlar. Bunun için de pistler hakim rüzgarlar yönünde planlanır ve inşa edilir. Meteorolojik veriler rüzgârların hangi yönlerden nasıl estiğini gösterir. Eğer uçaklar iniş ya da kalkış sırasında yan rüzgârlara maruz kalırsa ne olur? Uçuş güvenliği tartışılır duruma gelir mi?

Yapımına başlanan 3. Havalimanında pistlerinin hakim rüzgârlarla ilişkisi için Esenboğa benzeri hikâyeler anlatılacak mıdır?

3.havalimanı pistlerinin “mine craft” oyunlarından esinlendiğini aklımıza bile getirmiyoruz..

(1) Merak edenler; 2003 yılında çıkartılan 5018 sayılı kanunu inceleyebilirler.

(2)http://www.ubak.gov.tr/BLSM_WIYS/UBAK/tr/dokuman_ust_menu/projeler_faaliyetler/20130319_101736_204_1_64.pdf s.235

http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/3-havalimani-icin-start-veriliyor.html

3. HAVALİMANIN ADI YOK RÜZGÂRI ÇOK

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (9)

Yorumcu ~ 2 yıl önce
Benim adamın onun adamı ile yürüyen göz boyama işleri son dönemlerde iyice ayyuka çıktı. Günümüzün adamları ise imam ve hatiplerden oluştuğuna göre. İşlerin uzmanları da imam ve hatip olmadığına göre. Diyecek tek şey var Allah bizleri korusun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ülke ~ 2 yıl önce
Ülke olarak Ortaçağa yeni girdik, karanlık dönem yaşıyoruz, kurtulabilirsek bu dönem ileride aklın mantığın ilim ve fennin olmadığı bir karaçağ olarak anılacak, baskı yalan kandırma ve üçkağıdın tavan yaptığına inanıyorum

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 2 yıl önce
Bunun anlamı pistlerde ilgili sorun var demek oluyor. Çok yazık.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
3 ~ 2 yıl önce
Bu yorum eleştiri sınırlarını aştığı için sansürlenmiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000