31 Aralık 2018, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com

2018 yılı eğitim uçaklarının yaşadığı kazalarla hatırlanacak!

2018 yılı, üst üste yaşanan kazalardan dolayı kötü anılarla hatırlayacağımız bir yıl olacak.

Geçen Mart ayında İran hava sahasında düşen TC-TRB kuyruk tescilli Challenger tipi uçağın yaşadığı kazada dramatik hikayelere tanık olduk. 11 can o kazada yaşamını yitirdi. Uçağın kaptan pilotu Beril Gebeş’in o kazadan sonra cesedine halen ulaşılamamış olması ve ulaşmak için de babasının sonuçsuz kalan çaresiz gayreti dışında kimsenin kılını kıpırdatmamasını yüreğimiz burularak izledik.

Ve hala Beril Gebeş’in bir dağın yamacında soğuk toprağa düşen bedeninin akıbetini bilmiyoruz, galiba hiçbir zaman da öğrenemeyeceğiz.

Geride bıraktığımız yıl yaşanan uçak kazalarında dikkat çeken, üzerine uzun uzun düşünmemiz gereken ancak her seferinde sümenaltı ettiğimiz gerçekler var ve biz bir kez daha o gerçekleri sümenaltı etmeyi başardık.

Bu yazıda son bir yıl içerisinde düşen eğitim uçaklarından bahsetmek istiyorum.

Önceki yıllarda bu kadar eğitim uçağı kazasına tanık olmuyorduk,  ne oldu da bu yıl kazalar peş peşe geldi?

Tamam uçak sayısı, öğrenci sayısı ve dolayısıyla uçuş sayısı arttığı için kazalar normal diyebilirsiniz. Ama bizim ülkemizden daha çok eğitim uçağının, daha çok pilotaj öğrencisinin, daha çok eğitim uçuşunun yapıldığı ülkelerde bu sıklıkta kaza yaşamazken neden bizde yaşanıyor?

Savunmaya geçmeden önce bunun kök analizinin yapılması gerektiğini düşünenlerdenim...

Kazaların gerçek sebeplerinin devlet eliyle sümenaltı edildiği bir sistemde ne yapılabilir bu bir soru işareti ancak ortada duran realiteyi de gözardı etmemiz mümkün değil!

Son bir yılda 5-6 can kaybı ile sonuçlanan üç eğitim uçağı kazası normal bir istatistik olarak görülebilir mi?

Görülemez, görmemeliyiz...

İddia ediyorum ki, son üç kazanın da final sebebini bir cümle ile ölen pilotlara bağlayıp geçeceklerdir ancak asıl sebepler görülmeden, şirket itibarlarını kurtarmaya yönelik çözümler, bir sonraki kazanın sessiz davetleri aslında...

Biliyoruz ki, havacılık endüstrisi yukarıda at gibi koşturuyor. Yeni uçaklar geliştiriliyor, üretilen uçaklar dolaşıma sokuluyor, yolcu hareketleri artıyor, yeni uçuş noktaları birbiri ardına açılıyor. Bu uçaklar için dünyada her yıl onbinlerce pilota, teknisyene, kabin memuruna ihtiyaç olduğu için, eğitim kuruluşları olabilecek en hızlı şekilde sisteme yetişmiş iş gücü sokmak için limitleri zorluyor. En uçulamaz denilen havalarda dahi eğitim uçakları ölümüne havalanıyor.(Bakınız Denizli’de yaşanan kaza) Eğitmen kalitesi, uçak bakımları vs hak getire... (Tabi burada işini çok iyi yapan eğitim kurumlarını ayrı tutuyorum. Onları az çok kamuoyu biliyor)

Sadece o değil bu yıl içerisinde Antalya’da ve Adıyaman’da yaşanan eğitim uçağı kazalarına dikkat kesilin. Mesela koştur koştur verilen eğitimler o hızda olmasaydı, TC-KIM tescilli o ölüme davetiye çıkaran uçağın yerden bir metre havaya kalkmasına izin verilir miydi? Bir meydana acil iniş yaptıktan sonra olay uzamasın diye kimseye haber verilmeden bakımı yapılıp uçuşa verilir miydi? Mantar gibi çoğalan kontrolsüz eğitim uçuşları bu kadar kolay yapılabilir miydi?

2019 yılında her zamankinden daha çok pilota ihtiyaç olacak ama eğer kontrol ele alınmazsa 2018 yılında yaşanan bu kazaların bu yıl yaşanması da kaçınılmaz görünüyor. Temenni etmiyorum sadece tahmin ediyorum.

Gereğini yapması gereken ise ben değilim, sıcak koltuğundan derin üzüntü dolu taziye mesajları atan sorumlu kişilerdir!

Ve sözüm onlara...

Ne idüğü belirsiz uçak ve hocalarla sözde eğitim verenlere ne olur müsade etmeyin!

2018 yılı eğitim uçaklarının yaşadığı kazalarla hatırlanacak!

Facebook Yorum

Yorumlar

Dextro ~ 18 gün önce
1. En uçulamaz denilen havalarda dahi eğitim uçakları ölümüne havalanıyor 2. eğitim kuruluşları olabilecek en hızlı şekilde sisteme yetişmiş iş gücü sokmak için limitleri zorluyor 3.pilot bir arıza tespit ettiğinde hemen defterine yazması ve gereğinin teknik ekiplerce yapılması lazım.Ama bizde uçak helikopter farketmiyor olan şu pilot şirkete sormadan zrızayı deftere yazamıyor nedeni hava aracının aman uçuşu kesilmesin.Son 20 yıldaki kazaların %95 sebebi kötü hava şartlarında uçuş ve yere çarpma yani pilotaj hatasıdır. EN BÜYÜK SEBEPLER : KÖTÜ HAVA ŞARTLARINDA UÇUŞTA ISRAR ETMEK; UÇURDUĞU HAVA ARACININ VE KENDİSİNİN LİMİTLERİNİ BİLMEMEK;KENDİNE AŞIRI GÜVEN.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Öğrenci Pilot ~ 19 gün önce
Murat bey, Top Air uçuş okulundaki pilot adayı mağdur öğrenciler olarak kaç kez size sesimizi duyurmaya çalıştık ama ilgilenmediniz. En son Airlinehaber ve Kanal D ana haber de çıkınca , mecburen sitede haber çıktı. Halbuki, bir havacılık haber sitesi olarak , ilk haberin aylar öncesinde , sizin top airde uçuş okulundaki öğrenci şikayetlerine sonrası haber yapmanız, sesimize kulak vermeniz gerekmez miydi ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Evektorla PPL ~ 20 gün önce
aynı şekilde ultralight sınıfı uçaklarda ppl eğitimi verilmesinin de önüne geçilmeli. uçağı kullanan hoca bile korkarak kullanıyor. biz bu uçakla eğitim almaya çalışıyoruz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
VFR a dikkat ~ 20 gün önce
Vfr uçuşlar konusunda yapılması gereken ya da düzenlenmesi gereken çok konu var. Rant emniyete üstün geliyor. Konu şu ki emniyetsizlik rantıda yok edecek. Bir an önce bu sektör adam akıllı düzenlenmeli. Karlı bir sektör hem uçanlar hem uçuranlar için. O yüzdende yazıda belirtildiği üzere her ne olursa olsun uçmak istiyorlar gelir ve takvim baskısı yüzünden. Ayrıca sadece Türkiyenin batısında ege kıyısında bir yerde icra etmek isteniyor bu uçuşlar. Kontenjanlar ve kapasiteler belirlenip emniyet gözetilerek Türkiye geneline yayılmalı bu uçuşlar cross countryler vesilesiyle. Şuda bir gerçekki DHMİ de servis sağlayıcı olarak artık ücretlerini hakettiği şekilde almalıdır. Madem 60-70 bin euro kazanıyor uçuş eğitim organizasyonları, DHMİ de bu pastadan hakkı olan payı fatura eritmelidir bir an önce.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Gözlemci ~ 20 gün önce
Güzel bir 'yeni yıl kutlaması' olmuş; birileri (alkollü / alkolsüz) 'yeni yıl içkisini' yudumlarken, belki üzerinde biraz düşünür ! Yine de, halen incelemeleri sonuçlandırılamayan (en azından, akıbeti kamuoyunca bilinmeyen) kaza incelemelerinin durumu da sorgulanabilirdi; 'Helikoptere Çarpan Kule (!)', mesela... Üzerinden en az iki yıl geçmiş diğer kazalar ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Merhaba ~ 20 gün önce
Tesekkurler bu guzel yazi icin. Sorunlu ucaklar icin "ucabilir" belgesini kimler veriyorsa uzerine gidilsin. Pilotaj hatasi deyip isin icinden cikamasin kimse. Sorumlularin degil de sorumlulari elestirenlerin pesine dusulen bir ortamda daha coook kazalar olur. Ucus okullari da dogru durust denetlensin bir zahmet. Hatta denetleyenler de denetlensin. Ingilizce level sinavlarina kafa patlattiklari kadar bu islere kafa patlatmiyorlar yetkililer... Oncelik siralamasi der susarim !

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000