15 Eylül 2011, Perşembe
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • neler mi değişti? usa afganistanda geçtiğimiz hafta değeri 1 trilyon dolardan fazla madenlerin işletmesini 20 amerikan şirketi arasında paylaştırdı, afganistanın uyuşturucu trafiğinden milyarlarca dolar kanunsuz gelir elde ediyor. ırak petrollerinde söz sahibi. büyük devletler büyük devlet olabilmek için birkaçbin vatandaşını gözünü bile kırpmadan katleder. amerikada öyle yaptı. bu ülkelere rahat rahat girebilmek için kuleleri devirdi ve sorumlu ülkelere allah rızası için özgürlük getirmeye başladı. allah onları başımızdan eksik etmesin bakalım bize ne zaman özgürlük getirecekler. eeeee nede olsa bizde element zengini bir ülkeyiz. bor, toryum, vs. özgürlüğü bizde hakediyoruz değil mi?
  • TERÖRÜN AMACI KORKU SALMAK. KORKUTMAK-SİNDİRMEK-TEDİRGİN ETMEK-HUZURSUZLUK VERMEK. SİZİNDE ÇOK İYİ İFADE ETTİĞİNİZ GİBİ 12 EYLUL TERÖRÜ AMACINA ULAŞMIŞ, HERKESİ PARANOYA İÇİNE ATMIŞTIR. EVET ARKASINDA KİM OLURSA OLSUN BUDUR.
  • http://www.youtube.com/watch?v=1Yx9NRX37SM
  • Oya Hanım, Antalya'da uçuş personelinin aprona giriş kapısında kemer, şapka ve fularlarının çıkarttırılması uygulamasını yazmamışsınız. Güvenlik o kadar sıkı ki, bizi yolcu veya korsandan değil, BİZİ BİZDEN KORUYORLAR. Eğitimlerini ABD'de aldı herhalde arkadaşlar.

11 Eylül 2001’den Sonra Neler Değişti?

11 Eylül 2001 Salı saldırısı, arka plandaki amaç ne ve kim olursa olsun, dünya tarihinin aynı gün ardı ardına düzenlenmiş en büyük terör olayıdır. 

Bu eylemde çok iyi eğitilmiş hava korsanı 19 kamikaze pilotu ve 4 yolcu uçağı kullanılmıştır. Olayda: Uçakların ikisi New York'taki 110 katlı, Dünya Ticaret Merkezi İkiz Kulelerine, üçüncüsü Washington’da Pentagon'a çarptı. Dördüncü uçak ise hedefine ulaşamadan düştü. Bu uçağın hedefinin Başkan Bush olduğu iddia edilmişti.

TV kameraları, olayı tüm dünyaya canlı yayınladı. Kuzeydeki binanın çelik iskelet taşıyıcıları 1 saat 50 dakikada eridi ve "kumdan kale" gibi çöktü. İkinci uçak ikinci kuleye daha alt katlardan vurduğu için sadece 49 dakikada çöktü.
 
Washington Dulles Havaalanı'ndan kalkan üçüncü uçak, bıçaklı terör ekibi tarafından kaçırıldı. Saldırıyı engellemek için uçurulan iki F-16 savaş uçağı kaçırılan uçağın Pentagon binasına çarpmasını engelleyemedi.
 
New York’tan San Francisco'ya gitmek üzere havalanan dördüncü uçağın korsanlar tarafından kaçırıldığı haberi, yolcuların telefonla yakınlarını aramaları sayesinde öğrenildi ve yolcuların müdahalesiyle uçak, havalimanına 130 km uzaklıkta araziye düştü. 
 
Amerikan hükümetinin araştırmalarına göre, terör saldırılarının arkasında El Kaide terör örgütünün başı Usame Bin Ladin bulunuyordu. Farklı komplo teorileri de üretildi. Belki 1963’deki J.F.Kennedy cinayeti gibi uzun yıllar esrarını koruyacak…  
 
Sonuç olarak 2,974 kişi hayatını kaybetti, 24 kişi de kayıp olarak listelendi…
 
11 Eylül’ün acısı arkasında mahvolmuş aileler ve hepimizin hatırında kara bir izi ve bıraktı. 
 
Bu vahşi terör eylemi, doğrudan ve dolaylı bir şekilde çok sayıda değişikliğe neden oldu. Kimini fark edebildiğimiz, kimini fark edemediğimiz değişimler terörün yıldırdığı tüm sektörlerin ve özellikle havacılık işletmelerinin yapısını, iş modellerini değiştirdi. Öncelikle kötü niyetli kişileri ve kötü niyetli kişilerin taşıdığı tehlikeli maddeleri anlayan-tanıyan sistemler geliştirilmeye başlandı. Hepimiz sabırsız bir beklenti içine girdik. 
 
Tüm bu durumları göz önüne alarak; Tehdit oluşturan kişilerle, masum kişileri ayırt edecek bir yöntem bulunabildi mi? Bugün 10 yıl öncesinden daha güvenli bir ortamda mıyız? sorularının yanıtlarının ileri teknoloji ile çözüldüğünü görmüş değiliz…
 
Oysa, cep telefonlarındaki hızlı gelişmeye baktığımda, hani 1990larda tuğla gibi kocaman, her yerden çekmeyen cihazlardan bugün gelinen noktaya bakınca, teröre karşı geliştirilen sistemlerin yetersiz olduğunu düşünmeden edemiyorum… Yolcu ve bagajları elle aramadan, metal detektörlerine, x-ray cihazlarına, kameralara, biyometrik sorgulama ve kimlik sorgulamalarına kadar umduğumuz sonuçlar halâ alınamadı. 
 
Terörizm kentlerin, ülkelerin bu bağlantılarını tehdit ederek, hayati fonksiyonlarının çalışmasını engelliyor. Teröristlerin en ses getiren hedefleri havacılık. Hem korku yaratıyor hem de ekonomik anlamda sarsıyor. Havalimanları global ekonominin ve açılımların önemli bir bağlantısını oluşturuyor. 
 
Havalimanlarını terörün yanı sıra, uyuşturucu trafiği, kaçakçılık, organize suçlar, tehlike madde taşımacılığı, gümrüklerden hırsızlık, sahtecilik (para-bilet-vize vb), oto hırsızlığı gibi suç unsurları da liman işletmecilerini zora sokuyor.
 
Havalimanları gitgide karmaşıklaşıyor ve adeta küçük bir kent gibi 24 saat çalışıyor. Otelleri, çarşıları, eğlence yerleri hatta evsizleriyle yaşıyor. 
Terminal işleticileri yolcu konforunu ve ihtiyaçlarını gözeterek yeni hizmetler yaratıyorlar. Yolcu ihtiyaçlarının farklılaşması, uçak hizmetlerinin çeşitlenmesi şehirlerin imar ve yerleşim planlarını etkiliyor. Mega-havalimanları gündeme getiriyor.
 
11 Eylül kaosu neleri nasıl değiştirdi?
 
En dikkat çeken ve 11 Eylül kaosunun tetiklediği majör değişimleri şöyle özetleyebiliriz: 
 
İlk akla gelen kokpit kapılarının kilitlenmesi oldu.
 
Havalimanlarında, terminallerinde daha çok sayıda kontrol noktaları kuruldu. Görüntü kayıtları için geliştirilmiş kameralar havalimanının içine ve dışına monte edildi. 
 
Devletin güvenlik ve emniyet güçlerinin yanında özel güvenlik güçleri ile ilgili organizasyonlar ortaya çıktı. Yeni istihdam ve eğitim alanları açıldı.
 
X-Ray taramalı bagaj kontrol ve taşıma sistemleri geliştirildi. 
 
Havayollarının operasyon maliyetleri yükseldi.
 
Limanların içinde ve dışında ilgili departmanlar arası -polis, cankurtaran, itfaiye, özel güvenlik vb- iletişim olanakları güçlendirildi. Eğitimsiz, yetersiz ve deneyimsiz personelin kilit noktalarda çalıştırılamayacağı anlaşıldı.
 
Bilgi teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak online işlemlerin sayısı arttı. Rezervasyon, bilet, check-in elektronik hale geldi. Güvenlik kontrolleri nedeniyle uçuş öncesi işlemler için tanımlanan süre uzadı.
 
Havacılık pazarına yeni oyuncular girerken, klasik yapılardan kurtulamayan havayollarından iflas edenler, iflasın eşiğine gelen havayolları oldu.
 
Havayolları arası birleşmeler ve satın almalarla pazar oyuncuları değişirken, niş uçuşlara talip olan yeni oyuncular ile kısa ve orta menzilli jet pazarı hareketlendi.

Noktadan noktaya uçuş planları yapılmaya başlandı.
 
Büyüyen havayolları uzun hatlarını geliştirirken uzun menzilli jetlerin üretimi arttı.
 
21.yy’a düşük maliyetli hava şirketleri (LCC) işletme modeli damgasını vurdu. 
 
Yaşlı havayolları işbirliklerini güçlendirerek “alliance”lar kurdular. Hatlarını ve pazarlarını paylaşarak birlikte kazanma konusunda büyük adımlar attılar. Kazan-Kazan teorisi uygulamaya geçti.
 
Yolcular için seçenek çoğaldı. Yeni oyuncuların rekabeti bilet fiyatlarını düşürdü. Web olanakları ile bilet fiyatları şeffaflaştı. Havayolu işleticileri koltuklarını boş uçurmamak için değişken fiyat uygulamalarını yaygınlaştırdılar ve yolcularını bu uygulamalara alıştırdılar. 
 
Bilet satış acentelerinin rolü tartışılır oldu…
 
Havayolları sadık yolcu avına çıktı. Miller karşılığında bilet verilmeye, sık uçan yolcular için VIP salonları sunmaya, farklı bağlantılar kurarak hizmetlerini zenginleştirmek adına yenilikçilik yarışına girdiler. 
 
Uçak içi hizmetleri yalınlaştırıldı, ikram azaltıldı ve ikram bedeli ayrıca alınmaya başlandı.
 
Uçak yolculuğuna talepler, düşük bilet fiyatları sayesinde, beklenenin üstünde arttı. Diğer taraftan görüntülü ve sesli toplantı teknolojilerinin gelişmesi ile iş dünyası seyahat giderlerini azaltma yolunu açtı. 
 
Çevreye verilen zararın azaltılması için uçak teknolojisi ile birlikte yakıt kimyaları üzerinde ilerlemeler kaydedilirken, havalimanlarındaki hizmetlerde de “yeşil” işletme akımı benimsendi. Sera gazlarının en aza indirilmesi için ciddi çalışmalara girişildi.
 
Hiç kuşkusuz yukarıda özetlediğim değişimlere pek çok ekleme yapılabilir. Ancak, gelişmeler ve değişimler terörü engellemenin ağırlıklı olarak teknoloji ile sağlanmaya çalışıldığını göstermekte. 
 
Açıkçası teknoloji gelişimi ve kullanımı konusunda çelişkiler içindeyim. “Teknoloji ile insan emeğini minimize ederken karşımızdaki insanları robot gibi mi değerlendiriyoruz” kaygısı sarıyor. Gelecekte, havalimanını kullanan herkesin parmak izi, ses, göz bilgisi gibi fiziki özelliklerle kişisel ve kriminal bilgilerinin birleştirilmesinin, insan davranışlarının okunmasının, yorumlanmasının teröre karşı daha etkili önlem olacağına inanıyorum. 
 
Bir diğer konu da; organize gruplar olsun bireyler olsun egolarını tatmin etmek için ya da birbirleri ile iletişmek veya zaman geçirmek için sosyal medyayı kullanmaktalar. Terörü hemen İslamiyetlin üzerine yıkmak yerine güvenlik örgütlerinin sosyal medya araçlarını da dikkatle takip etmeleri, zayıf sinyalleri değerlendirmeleri gerekiyor.
 
Teknolojik yöntemler ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörleri önemini hep koruyacak, bu nedenle havalimanı güvenlik örgütlerinin ve tüm havalimanı takım yöneticilerinin insan davranışları ve insan faktörleri konusunda donatılmasının çok yararlı olacağını vurgulamak istiyorum.
11 Eylül 2001’den Sonra Neler Değişti?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (8)

Misafir ~ 5 yıl önce
neler mi değişti? usa afganistanda geçtiğimiz hafta değeri 1 trilyon dolardan fazla madenlerin işletmesini 20 amerikan şirketi arasında paylaştırdı, afganistanın uyuşturucu trafiğinden milyarlarca dolar kanunsuz gelir elde ediyor. ırak petrollerinde söz sahibi. büyük devletler büyük devlet olabilmek için birkaçbin vatandaşını gözünü bile kırpmadan katleder. amerikada öyle yaptı. bu ülkelere rahat rahat girebilmek için kuleleri devirdi ve sorumlu ülkelere allah rızası için özgürlük getirmeye başladı. allah onları başımızdan eksik etmesin bakalım bize ne zaman özgürlük getirecekler. eeeee nede olsa bizde element zengini bir ülkeyiz. bor, toryum, vs. özgürlüğü bizde hakediyoruz değil mi?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
TERÖRÜN AMACI KORKU SALMAK. KORKUTMAK-SİNDİRMEK-TEDİRGİN ETMEK-HUZURSUZLUK VERMEK. SİZİNDE ÇOK İYİ İFADE ETTİĞİNİZ GİBİ 12 EYLUL TERÖRÜ AMACINA ULAŞMIŞ, HERKESİ PARANOYA İÇİNE ATMIŞTIR. EVET ARKASINDA KİM OLURSA OLSUN BUDUR.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
http://www.youtube.com/watch?v=1Yx9NRX37SM

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Oya Hanım, Antalya'da uçuş personelinin aprona giriş kapısında kemer, şapka ve fularlarının çıkarttırılması uygulamasını yazmamışsınız. Güvenlik o kadar sıkı ki, bizi yolcu veya korsandan değil, BİZİ BİZDEN KORUYORLAR. Eğitimlerini ABD'de aldı herhalde arkadaşlar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000