21 Eylül 2013, Cumartesi 09:52:08

"YOLCU VE SAVAŞ UÇAĞI MOTORU ÜRETECEĞİZ"

Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, 1 trilyon dolar bütçeli F-35 Müşterek Taarruz Uçağı Projesi’nin en önemli ortaklarından birisi haline geldiklerini söyledi.

Okyay, “Hedeflerimizi büyük yolcu ve savaş uçağı motoru üretimi olarak büyüttük. Ar-Ge’ye ayırdığımız kaynakları 3 kat artırmak istiyoruz” dedi.

Kadın patron sayısının fazla olmadığı iş dünyasında Zeynep Bodur Okyay, birçok önemli görevi birlikte yürütüyor. Başında olduğu Kale Grubu’nun küresel markalaşma mücadelesi yanında İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Meclis Başkanlığı’nı da üstlenen Okyay, iş serüveninde babası İbrahim Bodur’un izinde gidiyor.  2007’de babasından işleri devralan ve o tarihten bu yana yoğun çalışma temposuyla firmasını hızla büyüten Okyay’la işi yanında güncel ekonomik gelişmeleri de ele aldık.

KRİZİN ORTASINDA BÜYÜME

*Zeynep Hanım, dönüp geriye baktığınızda grubu bugün hangi noktaya getirdiniz?


Görevi babamdan devraldıktan kısa bir süre sonra 2008’de tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizle karşı karşıya kaldık ama kurum kültürümüze uygun olarak ‘geçmişin üzerine geleceği inşa etme’ adını verdiğimiz bir proje başlattık. İlk 5 yılı derleme, toparlama ve konsolidasyon dönemi olarak ilan ettik. Birleşmelerle şirket sayımızı 25’ten 17’ye indirdik. Ayrıca 1980’li yıllarda girdiğimiz savunma ve havacılık alanında hızlandık.

*Bu yapılanma sizi küresel oyuncu haline getirebildi mi?

Son 5 yılda kârlılığımız iyileşti ve rekabet gücümüz arttı. Ana pazarımız Avrupa’daki durgunluk nedeniyle Asya, Afrika ve Ortadoğu’ya satışları artırmaya yöneldik. Yurtiçinde pazar payı yüzde 29’a ulaşan Kale Seramik dünyada 12’nci, Avrupa’da 3’üncü büyük şirket. Türkiye’de açık ara lider olan Kalekim ise Avrupa’da 5’inci büyük şirket.

*Bu büyüme rakamlara nasıl yansıdı?

Grup bugün seramik, inşaat malzemeleri, kimyasallar, madencilik, ulaştırma, havacılık ve savunma alanlarında yer alan 17 şirketi, 5 bin 580 çalışanı, 1300 tedarikçisi, 750’yi aşkın bayi ağı, 15 bin satış noktası ve yıllık 1,3 milyar lira cirosuyla küresel ekonominin önemli oyuncularından biri haline geldi.

30 MİLYON LİRALIK YATIRIM

*Küresel oyuncu olmanızda  Ar-Ge’nin büyük rolü var değil mi?


Tabii ki. Kaleseramik bünyesinde 5 bin 200 metrekarelik bir Ar-Ge merkezimiz var. Bu merkez için 30 milyon lira yatırım yaptık. Ayrıca burayı 2011’de satın aldığımız Kale İtalia bünyesindeki Ar-Ge merkeziyle birleştirdik. 134 Ar-Ge çalışanımız var. Kalekim’deki geniş ürün gamımızı da herhangi bir know-how transferi olmaksızın yürütüyoruz.

*Peki, havacılık ve savunma Ar-Ge’sinde neler yapıyorsunuz?

Bu alanda da tamamen kendi bünyemizdeki Ar-Ge çalışmalarıyla jet motoru tasarımını, mikro yakıt hücrelerini, esneyebilen seramikleri, küçük silahları geliştiriyoruz. Hedeflerimizi büyük yolcu ve savaş uçağı motoru üretimi olarak büyütürken, Ar-Ge‘ye ayırdığımız kaynakları da tam 3 kat artırmak olarak belirledik.

1 TRİLYON DOLARLIK F-35

*Eşiniz Osman Bey savunma sektörünün başında. Bu alanda neler yapıyorsunuz?


Kale Havacılık ile dünyanın gelmiş geçmiş en büyük savunma sanayi projesi olan ve ABD’nin liderliğinde Türkiye dâhil 9 ülkeli ve 1 trilyon dolar bütçeli F35 Müşterek Taarruz Uçağı Projesi’nin en önemli ortaklarından biriyiz. Boeing, Lockheed Martin, Pratt&Whitney gibi dünyanın en büyük havacılık şirketlerine, birinci seviye, kritik gövde ve kanat parçaları ile montaj grupları üretiyoruz. Yine gelecek yıl hizmete girecek olan Pratt&Whitney şirketiyle ortaklaşa kurduğumuz uçak motoru fabrikası bu alandaki önemli bir yatırımımız.

İHA DA ÜRETİYORUZ

*İnsansız Hava Aracı (İHA) üretiminde de var mısınız?


Evet. Kale Baykar ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine girmiş yegane ‘Milli İnsansız Hava Araçları’nın değişik tip ve boyutlarda üretimini yapıyoruz. Dünyanın en büyük havacılık ve savunma şirketlerinden Lockheed Martin’in dünya çapında en üst seviye olan ‘yıldız tedarikçi’ unvanına sahip tek Türk firması biziz. Yine Boeing’den Performans Mükemmellik Ödülü alan ilk ve tek Türk firması olmaktan da gurur duyuyoruz.

SANAYİCİLİK TÜRK KADININA UYGUN

*Türk kadınları istihdam ve girişimcilikte çok geride... Feminist bir soru sorsam ve “Ne olacak kadınlarımızın hali” desem?


Ülkemin kadınlarına inanıyor ve güveniyorum. Çünkü kadınların sahip olduğu gücü ve iş hayatına katılımları sağlandığında neleri başarabileceklerini biliyorum. Sanayici bir kadın olarak da sanayinin kadının doğasına uygun olduğunu düşünüyorum. Kadınlar doğurganlıklarıyla birçok şeye hayat veriyor. Sanayide de üretiyorsunuz... Kadın sanayiciler eliyle yatırımlar Anadolu’ya doğru yayıldıkça kadınların iş dünyasına katılımı artacak.

DÖNÜŞÜMDE ISO’YA DA GÖREV DÜŞÜYOR

*İSO Meclis Başkanlığı nasıl gidiyor?

İSO benim ve ailem için çok müstesna bir yere sahip. Bu görevi aralıksız 20 yıl sürdürerek rekor kıran babamdan sonra bu koltuğa oturmak çok önemli. İSO, sanayicilerimizi 2023 hedeflerine götürecek yolları hazırlamakla da yükümlü. Sanayinin güçlenmesi için yeni finansman modeline ihtiyaç var. Bankacılarla ortak hedeflerde buluşabilmek için ön çalışmalara başladık.

*Üye sayısını da artıracak mısınız?

Evet. İSO’yu daha da güçlü mali yapı ve hareket kabiliyetine sahip bir kurum haline getirmek için üye sayımızı artırmayı planlıyoruz. Ayrıca bu dönem, kentsel dönüşüm faaliyetleri ve yeni projeler çerçevesinde İstanbul sanayisi için hayati bir öneme sahip. Bu süreçlerde her açıdan yer almak, sanayicinin belediye, bakanlık ve hükümet ile münasebetlerinde üyelerimizin görüşleri doğrultusunda katkıda bulunmak için yoğun çalışıyoruz.

AVRUPA’DAKİ SERAMİK ÜSSÜNÜ BÜYÜTECEK

*İtal­yan Fin­cu­og­hi­’yi sa­tın al­dı­nız, bu ya­tı­rım si­ze ne­ler ka­zan­dı­rı­yor?

He­def­le­ri­miz ara­sın­da di­ğer pa­zar­lar­da, baş­ka ül­ke­ler­de bü­yü­mek, üre­tim yap­mak da var. Ka­le İtal­ya, Ka­le­kim Rus­ya ve Ka­le Pratt&Whit­ney bu he­de­fi­mi­zin so­nu­cu­dur. De­di­ği­niz gi­bi 2011’de İtal­ya­’nın 10 bü­yük se­ra­mik şir­ke­tin­den bi­ri olan ve Edil­cu­og­hi, Edil­gres, Ca­ni mar­ka­la­rı­nı üre­ten Fin­cu­og­hi şir­ke­ti­ni al­dık. Se­ra­mi­ğin mer­kez üs­sü ka­bul edi­len İtal­yan se­ra­mik sek­tö­rün­de­ki ilk ya­ban­cı sa­tın al­ma­dır. Bu alım­la en bü­yük ih­ra­cat nok­ta­mı­zı oluş­tu­ran Av­ru­pa pa­za­rı­na ya­kın bir stra­te­jik ve lo­jis­tik üs edi­nir­ken, sek­tör için de yol gös­te­ri­ci ol­duk. Önü­müz­de­ki 5 yıl­da top­lam 25 mil­yon eu­ro­luk ya­tı­rım yap­ma­yı plan­lı­yo­ruz.

SERAMİKTE DUAYEN

Ülkemizin ilk sa­na­yi­ci nes­li­ni tem­sil eden iş in­san­la­rı ara­sın­da yer alan ba­ba İb­ra­him Bo­dur, mem­le­ke­ti Ça­nak­ka­le­’nin Çan il­çe­sin­de te­me­li­ni at­tı­ğı Ka­le şir­ket­le­riy­le en­düs­tri­yel an­lam­da se­ra­mik sek­tö­rü­nün de ku­ru­cu­su ola­rak bi­li­nir. İSO’­nun 1975-1995 yıl­la­rı ara­sın­da tam 20 yıl Mec­lis Baş­kan­lı­ğı­’nı da yü­rü­ten Bo­dur, 2007’de iş­le­ri­ni kı­zı­na dev­ret­ti.

BAŞBAKAN'IN TAKDİRİ TÜRK KADINLARININ GÜCÜNÜ GÖSTERİYOR

*Başbakan Erdoğan’ın en çok takdir ettiği iki iş kadını yani Serpil Timuray ile siz oldunuz.  Bu nasıl bir duygu?

Başbakanımız hem ülkemiz hem dünya siyaseti açısından çok önemli bir devlet adamı. Sanayici bir aileden gelen ve sanayiye gönül vermiş bir iş kadını olarak, Başbakan tarafından takdir edilmek, kadınların neler yapabileceğine dair iş dünyasında örnek olarak gösterilmek benim için her zaman onur verici bir duygu olacaktır.

YEMEK YAPARKEN PROJE GELİŞTİRİYOR

*Herkesin bir rahatlama biçimi var. Siz neler yaparsınız?

Sabahları erken kalkarak spor yapmaya gayret ediyorum. Saat 9.00’da ofise geliyorum ve akşam geç saatlere kadar çalışıyorum ama çok da şikâyetçi değilim. Bir te- rapi yöntemim var: Yemek yapmak. Mutfakta zaman geçirmek benim de hoşuma gidiyor. Dünya mutfaklarına ait yemekleri denemeyi çok seviyorum. Yemek yaparken hem zihnimi boşaltıyorum hem yeni projelere giden fikirler üretiyorum. İyi de yemek yaparım. En çok keyif aldığım zamanlar ise oğlumla geçirdiğim saatler.

"YOLCU VE SAVAŞ UÇAĞI MOTORU ÜRETECEĞİZ"

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000