15 Mart 2010, Pazartesi 08:17:57

"UFOLARLA YAKIN TEMASA HAZIR OLUN!"

UFO Merkezi Sirius'un kurucusu Haktan Akdoğan, UFO gerçeğine dair dudak uçuklatacak açıklamalarda bulundu.
  • asıl ilgilendiğimiz ufonun içindeki uzayda yaşayan canlılar...benide ışınladılar desem inanmazsınız..
  • tabiki ufolar varr.buna zaten ancak gözüyle şahit olanlar inanırr.en basit örnek yazları yalove-çınarcık ta kalmayı deneyin bisüre..dağ ve tepe yakınlarına dikkat ettiğinizde bazen göreceksiniz.
  • e tabi ki kurşunsuz benzin alamak için :)
  • bütün evrenin bizim icin yaratilmadigina eminim..sadece bizim galaksimiz samanyolunda 200 milyar yildiz var (gezegenleri siz hayal edin artik)..ve bizim galaksimizden de 200 milyar tane daha var bilinen evrende..durum bu iken dünyadan baska gezegende yasam yok demek mantiga sigmaz..ama bu 2012 masallari hep yalandir..gezegen hareketlerini yakindan bilmeyenler bu yalani yiyebilir..ama bu tipler inasini nbilmedi foton kusagi bilmem ne atip tutarlar..ama öle bisey olmadigini bilimi takip edenelr bilir..bu üc kagitcilara ve kisisel menfaat saglayan bu sahislara ufolojide kar gütme amacli yapilanmalardir.

Astronotların uzaylı varlığına şahit oldukları söyleniyor, hatta bazıları onları görüntülemeyi başarmış; peki sizin bu görüntülere ulaşma şansınız oldu mu?

NASA'nın arşivinin büyük bir çoğunluğu bizde de var. 1960'lı yıllarda NASA'nın Mercury, Gemini ve Apollo gibi uzay uçuşları başladığından beri günümüze kadar gelen binlerce uzay uçuşunda astronotlar buna şahit oldular. Bunlar arasında James McDivitt, Story Musgrave, John Glenn, Brian O'Leary var. Uzayda görüntülenen bu cisimler uzay çöpü dediğimiz gruba girmeyen havada değişik manevralar yapan, ışık saçan, bir anda demateralize olan, maddeden anti maddeye geçe, garip ve bizde olmayan teknolojileri sergileyen varlıklar. NASA'da çalışmış bilim adamları da bunları artık açık açık söylüyor. Tam olarak UFO gerçeğini açıklamasa da NASA'da UFO varlığı hakkında bilgi ve belge mevcut. NASA bu gerçeği örtbas eden kurumlardan biri.

Peki neden şimdiye kadar böyle bir bilgi örtbas edilmişti ve şimdi neden açığa çıkıyor? Halk mı buna hazır değildi sizce?

Onların bahanesi halkın hazır olmamasıydı, UFO gerçeği 1940'lardan sonra açığa çıkmaya başladı. O dönem o gizliliği başlatmalarına hak veriyorum, çünkü 2. Dünya Savaşı henüz bitmişti ve savaş yaraları daha yeni yeni sarılıyordu. Böyle marjinal bir bilgi halkta kaos yaratabilirdi.

Şu anda böyle bir gerçeğin açıklanmamasının sebebi, dünyaya hükmeden güçlerin dünyadaki mevcut ekonomik, politik ve dinsel düzenin bozulmasından korkmaları. Ancak, UFO'ların varlığına yönelik dini kurumlardan açıklamalar var. Geçen sene Vatikan bile gözlem evi araştırmalarını halka açıkladı. "UFO'lar olabilir, bu dinimize ters değildir, bizim dinimiz bunu kabul etmektedir" şeklinde açıklama yaptılar. Böyle muhafazakar bir kurumdan böyle bir açıklama duymak çok önemli bir gelişme. Çünkü UFO görüntülemeleri son zamanlarda inanılmaz derecede arttı. Dünyada her 100 kişiden altısı UFO görmüş. Bunlar arasında normal insanlar yanında kredibilitesi çok yüksek insanlar da var, pilotlar, komutanlar, generaller, iş adamları…

Uzaylıların zaman zaman dünyamıza geldiğini varsayarsak, hangi amaçla dünyamıza geliyor olabilirler?

Uzaylılar arasında teknolojileri bizden ileri olanlar da var bizden geri olanlar da var. Biz nasıl Mars'a gidiyorsak Ay'a gidiyorsak onlar da dünyayı ziyaret ediyor. Dünyadaki zeki yaşam formlarını incelemek, araştırma yapmak için dünyaya geliyorlar.

UFO'ların bazıları bizler gibi petrol kullanmıyor, elektrik kullanmıyor, farklı şekilde enerji üretiyorlar. Dünyada şimdiye kadarki hiçbir ekonomik sistem huzuru, barışı sağlamayı başaramadı. Teknolojide de kaos var, çünkü fosil bazlı yakıtlarla dünyayı zehirliyoruz. Bunların hepsinin değişmesi lazım. Evrende her şey enerji; bu varlıklardaki serbest enerji, elektromanyetik enerjiyi geliştirmişler. Bu teknolojiyi almak demek dünyadaki enerji sisteminin değişmesi demek. Dünyayı yönetenler bu sistemin değişmesini istemiyorlar.

Dünyanın artık zamanı kalmadı, her yerde depremler, seller, ekonomik kriz, savaşlar, nükleer silahlar. Buna bir dur demenin zamanı geldi, bu bilginin açıklanması insanları bir araya getirecek. Dünyada yaşayan tüm varlıkların dünya insanı olduğunu anlayacağız ve anlamsız çekişmelere bir son vereceğiz. Yeni bir makro düşünceye geçeceğiz.

Teknolojimiz gelişecek, alternatif enerji kaynakları gelecek, silahlanmaya ayrılan milyarlarca dolar artık sosyal sorunlara ayrılacak. Bunların olması tüm insanları pozitif değerde etkileyecek.

Kafalarına göre gidip geliyor gibiler ama…

UFO'lar evrensel bir plan dahilinde hareket ediyor, kafalarına göre gidip gelmiyorlar; hiç kimse UFO gerçeğinin açıklanmasını engellemeyecek. Çok büyük bir sistemden bahsediyoruz, görünürlükleri aşırı derecede arttı, artık metropollerde filolar halinde gözlemleniyorlar, yakın zamanda bu inkar edilemeyecek bir gerçek haline gelecek. Eskiden sadece araştırmacılar ilgilenirken şimdi UFO incelemeleri için yeni kurumlar kuruluyor. Dünya artık yeni bir realiteye giriyor. Bu realite de UFO gerçeğini kapsayacak, dolayısıyla UFO gerçeği sadece uzay bilimini değil, genetik bilimler, antropoloji, tarih, astroloji tüm bilim dallarını içine alıyor. Burada ilk çağlardaki yapılardan DNA yapısındaki değişimlere kadar birçok bilgi var. Genetik yapımızla alakalı bilgiler de deşifre oldu. Birçok akademisyen bu konuya girdiler ve kitaplarıyla bunları destekliyorlar.

Uzaylılar filo halinde gelecek ve onlarla temas kuracağız dediniz; peki bu temas nasıl olacak, telepatik yollarla iletişim mi kuracağız, yoksa onlarla konuşacak mıyız?

Uzaylıların kendilerini çok net göstermemelerinin birçok sebebi var. Birincisi insanları bu gerçeğe hazırlamaya çalışıyorlar. Şu anda gelseler, gerçekten panik olabilirdi. 90'lı yıllarda Türkiye'deki halk bu konuda daha bilgisizdi ve önyargılar vardı. Şimdiki halkın tepkisi ise çok farklı; önyargılar kırıldı. Artık bilginin açığa çıkmasında dış basına yansıyan UFO gözlemleri, resmi makamların açıklamaları insanları belli bir bilinç durumuna getirdi. Bu önümüzdeki süreçte daha da artacak. 2015 ile 2020 yılları arasında bu varlık gruplarıyla direk temasın gerçekleşeceğini düşünüyorum. Direk temasçılardan, dünya dışı varlıklarla ilgili çalışma yapan arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılar sonucunda böyle bir tahminde bulunabiliyoruz. Yeni jenerasyon iletişime geçme dönemini yaşayacak.

2015 İLE 2020 ARASI KRİTİK TARİH: 9.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREMLERİ GÖRECEĞİZ

2015 ile 2020 yılları arasında iletişim başlayacak, o varlıklarla diyaloga gireceğiz. Yüksek frekanslı elektronlar içeren yeni bir enerji kuşağının içindeyiz buna foton enerjisi (kuşağı) diyoruz. Dış uzaydan gelen bir etkinin altındayız bunu bilim adamları da saptadı, yüksek bir ışın bombardımanının altındayız. Bu tüm dünyanın manyetik alanını değiştiriyor; insan DNA'sında da büyük değişimler yaşanıyor.

2011'in sonlarında öyle bir solar aktivite bekleniyor ki, Güneş sistemindeki patlamalar sonucu dünyadaki tüm iletişim sisteminin kopacağını öngörüyoruz. Bu değişiklikler tüm evreni kaplamış durumda, Uranüs ve Neptün'de de manyetik değişiklikler var. Yüksek frekanstaki enerji bizim manyetik alanımıza çarptığı zaman onu değişime uğratıyor. Dünyanın magmasında değişiklikler oluyor, yerkabuğunda oynamalar meydana geliyor. Depremler 8.5, 9 derece hatta 9.5'ları da göreceğiz. Maalesef bunlar yaşanacak.

Bu değişim ve dönüşüm sürecidir. Bundan kötü şeyler algılanmaması lazım, kutsal kitaplar da bunu söylüyor, o gün yerküre başka bir yere dönüştürülür der. Kıyamet aslında bir son değil değişim. Dünya yok olacak denmiyor, başka bir yerküreye dönüştürülecek. Farklı bir boyuta doğru gidiyoruz. Bu da bahsettiğimiz ışık frekansları ile oluyor. Evrende her şey enerjidir. Bizler, gezegen her şey dönüyor. Bu enerjilerin dalga boyları var, bu gelen enerji çok yüksek frekansta bir enerji ve bizim gezegenimizde konumlanmaya çalışıyor. Biz de bu enerjiye kendimizi ne kadar açarsak, ne kadar pozitif olursak, doğayla ne kadar barışık olur ve sağlıklı beslenirsek, bizim yaydığımız manyetik alan da bu enerjiye uyum sağlayacaktır. Pozitif olursak evrendeki pozitif enerjiyi kendimize çekeriz. Bu enerjiye sahip varlıklar başka bir boyuta geçecek, duyularımız çoğalacak, telepati, ışınlama gibi şeyleri yapabileceğiz. Bu güçler bizde aslında var ama kullanamıyoruz, bu gelen enerji bunu aktive edecek. DNA sarmallarımız 12'ye çıkacak, bu sarmalın artması demek insanın süper bilince geçip var olup da kullanmadığı yetilerini kullanabilmesi demek. Dünyadaki insanların yükselişine yardım etmek geçişini kolaylaştırmak için çalışmalar yapıyorlar. Bu bir aydınlanma dönemi, Rönesans çağı diyoruz biz buna.

Peki uyum sağlayamayanlar olacak dediniz; pozitif enerjisi olmayanlar ne olacak? Ya da pozitif enerjiye sahip bu insanlar daha önceden uzaylılarla temasa geçmiş kişiler mi?

Bu geçişi yapmak için illa uzaylılarla temasa geçmek gerekmiyor. İnsan-ı kamil dediğimiz tasavvufta da geçen koşulsuz sevgi, insanları kucaklama, sağlıklı beslenme gibi enerjimizi yükselten şeyler yapmalıyız. Ağır yiyecekler enerjimizi aşağıya çeker, alkol, sigara ve uyuşturucu da aynı şekilde. Radyasyondan uzak durmak enerjimizi yükseltecektir. Böylelikle manyetik alanımız daha yüksek frekansta titreşecektir ve bu gelen enerjiye uyum sağlayabileceğiz. Enerjisi daha alt düzeyde olanlar ise bu gezegende hayatlarını sürdüremeyecekler, fizik bedenlerinden ayrılıp başka bir 3 boyutlu gezegende tekamüllerine devam edecekler. Son diye bir şey yoktur, tüm enerjiler tekamül ve transformasyona tabiidir. Bu geçiş sürecinde bizler de yarı fiziksel bir bedene sahip olacağız yarı saydam bir bedenimiz olacak. Duyularımız 10-15'e çıkacak ve yeni bir dünya yaratılacak.

Teknolojilerinin bizden ileri olduğunu düşünürsek neden bugüne dek silah kullanmadılar?

Evrende negatif güçler de var, dünya dışı varlıkların (uzaylı) hepsi iyi değil. Evrende karanlığı yaymaya çalışan ele geçirmeye çalışan gelişmiş bazı uygarlıklar da var. Onların ürettiği çok ileri teknolojik silahlar da var. Bunlar bizim çok üzerimizde olan teknolojiler. Dünya dışı varlıklar arasında da şu anda evrende savaşlar oluyor ama bunlar bizi çok aşan şeyler. Tabii ki olumsuz varlıklar da var, ancak, evrende belli bir düzen var; galaktik federasyonlar, konfederasyonlar var, spritüel hiyerarşiler ve yapılanmalar var. Dolayısıyla endişe edecek bir durum yok. Hiçbir varlık başka bir gezegeni ele geçirme hakkına sahip değil. "Özgür irade" yasası var.

"MISIR PİRAMİTLERİNİ İNSANLAR YAPMIŞ OLAMAZ"

Uzaylıların dünyamızı korumak üzere geldiğine dair teoriler var, sizce bu doğru mu?

Büyük nükleer denemeler yapılan yerlerde Çernobil gibi, uzaylı varlığı daha çok gözlendi. Sanki orada açığa çıkan fazla enerjiyi nötrlüyorlar. Kısmi yardımlar yapıldığı konusunda bilgiler çok net. Dünya gezegeninin karantina altına alındığı net. Tabii ki korunuyor; çünkü dünyadaki dengelerin negatife dönmesi demek evrendeki dengelerin de negatife dönmesi anlamına geliyor. Bu varlıklar bizi kendilerinden ayrı görmüyorlar, biz de onların bir parçasıyız.

Sizce UFO varlığı evrenin yaratılışında ve insanüstü olduğunu düşündüğümüz dünya harikalarının yapılışında (örn. Mısır Piramitleri) kafamızdaki soru işaretlerinin kalkmasını sağlar mı?

Mısır Piramitleri gibi daha birçok eski yapı var. Mısır Piramitleri'nin karbon ölçüm tekniğiyle yaşları ölçüldüğünde milattan önce 10500 yıllarına kadar gidiyor. Mısırlılar'ın olmadığı bir dönemde yapılmış. Mısırlılar sadece restorasyonunu yaptı; çünkü böyle bir teknolojileri yoktu. Şu anda bile mümkün değil. İncelediğimizde "pi" rakamı çıkıyor. O dönemde sahip olmadıkları birçok bilgi. Bu kadar büyük kayaları nerden söküp taşıdılar getirdiler, o kadar büyük bir matematik var ki arkasında o dönemde yapılması mümkün değil. Mısır piramitleri ile ilgili birçok konu hükümet tarafından saklanıyor. Piramitlerin altında tüneller var, şehirler var, bunlar gizleniyor. Yine bunun gibi, Peru'da Nasca düzlüğü var, uzaylıların yardımıyla yapılmış.

Birçok uygarlıkta dünya dışı varlıklarla ilgili net metinler var. Uzun yıllardan beri bu ziyaretler var; o zamanın insanları bu nesneleri tanrılaştırmış. Mısır hiyerogliflerinde bir takım uçan daireye benzer uçan cisimler var ve o dönemde uçak teknolojisi yoktu. Hint Veda metinlerinde 5000 yıllık metinlerde gökten araçlarla tanrılar geldi deniyor. Bunlar inanılmaz teknolojiye sahip dünya dışı varlıklar. Yunan mitolojisinde de var bu. Bu yaratıklar bizi inceliyorlar, genetik yapımızı, teamülümüzü, kısmi müdahaleler de var.

1950'lerde Arizona'daki 51'inci Bölge'ye bir uzaylının düştüğü belirtilmişti. Yaratığın fotoğrafları yayınlandı, hatta otopsisi bile yapıldı. O tarihten sonra bilgisayar ve internet teknolojisinde çok büyük gelişmeler oldu. Sizce bu ikisi arasında bir bağ var mı?

47'de oldu bu olay, 51'inci Bölge sonradan kuruldu. İlk atom silahının kullanıldığı üs burası. Yer altı kaynaklarının çok olduğu, volkanların çok olduğu, manyetik faaliyetin olduğu yerlere çekiliyor bu yaratıklar. ABD'de önce bu yaratıklar bulunuyor, enkaz parçaları toplanıyor ve bir üs kuruluyor. Bu üste çalışmalar yapılıyor, zaten dünyadaki teknolojilerin son 25 yılda çok hızlanmasının nedeni dış gezegenlerden düşmüş olan enkazlar üzerinde yapılan araştırmalardır. Mikroçipler, radara yakalanmayan uçaklar, bunlar hep dış objelerde yapılan çalışmalarla geliştirilmiş teknolojiler. Amerika bunu gizli yürütüyor, ulusal güvenliği ilgilendiren hassas konular deyip açıklamıyorlar. Şu anda üstünde çalıştıkları teknolojiler var, "mind control" (beyin kontrolü) dediğimiz teknoloji de buna dahil. Bazı UFO teknolojilerini taklit ettiler, geliştirdikleri UFO'lar henüz uzaya çıkacak kapasitede değil. Ancak Amerika'nın elinde şu anda çok önemli teknolojiler var.

UFO'lar tarafından kaçırıldığını düşünen insanlar bunu çevresindekilere nasıl ispatlıyor, uzaylılar iz bırakıyor mu?

Bütün dünya dışı varlıklar kaçırılma (alıkonma) yapmıyor. İnsanlar uyurken geliyorlar, yataklarından alıyor ve sabah yataklarına geri bırakılıyorlar. Sabah kalktıklarında rüya gördüklerini sanıyorlar ama aslında gerçek. Dünya dışı varlıklar bunu söyle açıklıyor: "Korkutmamak için sizin rüya tabir ettiğiniz astral alanda deney yapıyoruz sonra da bırakıyoruz. Çünkü eğer hatırlarsanız şu anki hayatınıza ayak uyduramazsınız." İnsan aklını kaçırabilir, sosyal statüsünü ailesini kaybedebilir; dolayısıyla rüya diye algılattırıyorlar. Milyonlarca insan buna maruz kalıyor.

"UZAYLILAR TÜRKLERİ DE KAÇIRIP İNCELEDİ"

Uzaylıların, dünyada yaşayan varlıklardan örnekler almak için insan ve hayvanları kaçırarak incelemelerde bulunduğuna dair rivayetler var. Bu rivayetlere itibar ediyor musunuz, bildiğiniz ilginç bir kaçırılma öyküsü var mı?

Mesela bir kadın regl olmuyor, doktora gidiyor doktor "hamilesin" diyor. Kadın şaşırıyor, "erkek arkadaşım, kocam ya da sevgilim yok, kimseyle cinsel ilişkide bulunmadım" diyor. Bir iki ay sonra kadın tekrar doktora gittiğinde cenini almışlar, rahim tertemiz. Kadın birtakım flashback'ler ve vizyonlar görüyor, dişçi odasına benzer bir yerde olduğunu görüyor. Üstünde ışıklar ve bazı varlıklar olduğunu hatırlıyor. Hipnoz esnasında uzay gemisine alındığını hatırlıyor. Üzerinde denemeler yaptıklarını hatırlıyor. Bilim adamları bunu dünya dışı varlıkların melez bir ırk yaratma çalışması olarak açıklıyor.

Peki Türkiye'de de bu tarz kaçırılma vakaları var mı? Sayısı ne kadar?

Türkiye'de 200-300 kaçırılma vakası var biz bunun 100 kadarından eminiz. 120'ye yakın denekle çalışıyoruz, seanslar yapıyoruz, çip olayları da var. Önümüzdeki süreçte bunları basınla paylaşacağız. Bunlar her sosyal meslekten insanlar. İnsanların kimileri çekindiği için bunları açıklamıyor, deşifre olmak istemiyorlar.

Şubat ayının 18'inde İngiltere Savunma Bakanlığı, arşivindeki gizli UFO belgelerini yayınlamıştı; ancak daha sonrasında çıkan haberlerde Savunma Bakanlığı'nın bundan böyle hiçbir kayıt tutmayacağı belirtildi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bunlar da örtbasın bir parçası, başlarda insanların ilgisini çekmek için açıklıyorlar. Nick Pope var, dört yıl Milli Savunma Bakanlığı'nın UFO şefliğini yaptı; emekli olduktan sonra da UFO'lar konusunda açıklamaları ve itirafları oldu. Savunma Bakanlığı gibi bir kurumun UFO masası kurması olayın ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Hurafeyle uğraşmaz bu tür kurumlar. Şimdi aldıkları karar ne olursa olsun bu tür bilgiler zaten deşifre olacaktır, bunlar belli bir plan dahilinde hareket ediyor, bu süreç başladı artık geri dönüşümü yok.

(Sabah)

"UFOLARLA YAKIN TEMASA HAZIR OLUN!"

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (8)

Misafir ~ 7 yıl önce
asıl ilgilendiğimiz ufonun içindeki uzayda yaşayan canlılar...benide ışınladılar desem inanmazsınız..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
tabiki ufolar varr.buna zaten ancak gözüyle şahit olanlar inanırr.en basit örnek yazları yalove-çınarcık ta kalmayı deneyin bisüre..dağ ve tepe yakınlarına dikkat ettiğinizde bazen göreceksiniz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
e tabi ki kurşunsuz benzin alamak için :)

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
bütün evrenin bizim icin yaratilmadigina eminim..sadece bizim galaksimiz samanyolunda 200 milyar yildiz var (gezegenleri siz hayal edin artik)..ve bizim galaksimizden de 200 milyar tane daha var bilinen evrende..durum bu iken dünyadan baska gezegende yasam yok demek mantiga sigmaz..ama bu 2012 masallari hep yalandir..gezegen hareketlerini yakindan bilmeyenler bu yalani yiyebilir..ama bu tipler inasini nbilmedi foton kusagi bilmem ne atip tutarlar..ama öle bisey olmadigini bilimi takip edenelr bilir..bu üc kagitcilara ve kisisel menfaat saglayan bu sahislara ufolojide kar gütme amacli yapilanmalardir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000