30 Eylül 2009, Çarşamba 08:33:22

Uçakta yuhalanan biri olmak!

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın ABD dönüşü İstanbul'da yaşanan protesto olayını köşesine "Uçakta yuhalanan biri olmak" başlığıyla taşıdı. Özkök şunları yazdı:
  • ne zaman ??? biz uyanınca veya parasını ödeyen hakkını arama gücüne ulaşınca. ee nerde adalet?? benim kalkınmaya ihtiyacım yok.topuna lanet olsun.ıp airport haberde.
  • yavrum tüm siyasetçilerin maaşını biz ödüyoruz.sen gibi akp yalakalarının da maaşını biz ödüyoruz.15 yıllık iş hayatımda ssk ya ayda 900tl çarpı 1500 prim ödemişim.özel sigortaya 30.000 prim ödemişim.ben dinlermiyim vip filan kavun.siz beni kavun yerine koyup öterken asker pilotunuz beni üçe beşe katlarken ben susarmıyım.en vip benim kardeşim.elime kimse su dökemez.gak yapanın ağzına ederim.e tabi burdan lanet okumaktan başka elimizden bişey gelmiyor.alooooo
  • Sevgili arkadaşım sen galiba avrupa da bir havayolunda çalışıyorsu. Türkiyedeki manzaralar herkes tarafından biliniyor. Sen tatlı uykuna devam et bence.
  • 2-3 yıl önceydi galiba, ulaştırma bakanı Binali Yıldırım ın oğlu için apronda taxi pozisyonundaki THY nin Paris uçağı körüğe geri yanaştırılmıştı.. Modern, çağdaş,insan haklarına saygılı, demokrat,vatandaşlarına örnek olan yöneticiler tarafından yönetilen bir ülkede yaşıyoruz değil mi???? ne zaman ülkemizi yönetenler de kendilerini sıradan vatandaş dan üstün görme hastalığı bitecek? ne zaman bu görgüsüzlüğün, kompleksin, hava atmanın,haneedanın sonu gelecek? ne zaman onlarda Hollanda lı bakan gibi ekonomi sınıf bilet alıp da sıradan vatandaş gibi check in yaptırıp,kuyruğa girerek pasaport kontrolünden geçecekler? ne zaman trafikte giderken yollar onlar için kapanmayacak? ne zaman kırmızıda duracaklar? vs vs bu soruların sonu gelmez .

Bundan beş altı ay önce Atatürk Havalimanı’nda başıma bir olay geldi.

Londra’ya uçuyordum.

Havalimanına zamanında gelmiştim.

Gazetenin görevlilerinden biri bana yardım ediyordu.

Türk Hava Yolları’nın business kontuarı için kuyruğa girdim.

Görevli arkadaşımız yan taraftan seslendi ve “ABD ve Londra uçuşları buradan” diyerek beni boş bir kulvara yöneltti.

Ben de oradan gidiliyor düşüncesiyle kulvara geçtim.

İşte tam o an arkamdan seslenmeler başladı.

Özellikle şu cümleyi hiç unutmayacağım.

“Gazeteciler de böyle yaparsa...”

Meğer sırada bekleyen Londra yolcuları da varmış.

Utançtan kıpkırmızı vaziyette geri döndüm ve sıradakilerden özür diledim.

Haklıydılar.

Böyle yerlerde en korktuğum şey başıma gelmişti.

Kimsenin önüne geçmek istemediğim halde, tepkilere yol açmıştım.

Tepki göstermek de insanların hakkıdır.

Hatta göstermelidir diye düşünüyorum.

* * *

Dün uzun bir süre Lefkoşa uçağında KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a gösterilen tepki haberi üzerinde çalıştık.

Haber önce bir televizyonda yayınlandı.

İlk versiyonu da şöyleydi:

“KKTC Cumhurbaşkanı yüzünden uçak bekletilince yolcular tepki gösterdi ve Talat uçaktan inmek zorunda kaldı.”

Haber önümüze geldiğinde kendi düştüğüm durum aklıma geldi.

Bir de geçmişte Erkan Mumcu’nun başına gelen olay aklıma geldi.

Yanılmıyorsam Antalya’dan, Erkan Mumcu için İstanbul uçağının bekletildiği haberi gelmişti.

Mumcu, rötar yapan uçağa, kalkışından hemen önce binince yolcular da onun yüzünden beklediklerini düşünmüşler ve tepki göstermişlerdi.

Biz de yolculara dayanarak bunu haber yapmıştık.

Sonradan Erkan Mumcu aradı.

Çok üzülmüştü.

Onun anlattığına göre olay çok başka türlüydü.

Havalimanına zamanında gelmiş.

Uçakta teknik bir arıza olduğu için rötar varmış.

Görevliler arıza giderilinceye kadar Bakan’ı VIP salonunda bekletmişler.

Uçağın içinde bekleyen yolcular, bakanın son anda girdiğini görünce tabii ki tepkiyi ona yöneltmişler.

* * *

Ben her zaman VIP salonlarında başıma böyle bir şey gelmesinden korkarım.

O nedenle, eğer bekleyeceksek, öteki yolcularla birlikte uçakta beklemeyi isterim.

Böyle durumlarda tepki çoğunlukla şöhretli insanlara yönelir.

Dün KKTC Cumhurbaşkanı’nın olayını işte bu nedenle çok ince eleyip sık dokuduk ve her tarafı dinleyerek haber yapmaya çalıştık. Bu tür olayların üç nedeni olabilir.

Elinde uçağı bekletme gücü olan işgüzar yetkililer veya siyasetçiler uçağı bekletebilir.

Yetkililere veya siyasetçilere hoş görünmek isteyen personelin işgüzarlığı da olabilir.

Hatta çoğu durumda bu ihtimal daha geçerlidir.

Tabii gerçek arızaların, gecikmelerin faturasının şöhretli insanlara çıkarılması en yüksek ihtimaldir.

Kısaca dün KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın yerinde olmak istemezdim.

Ne hissettiğini o kadar iyi anlıyorum ki.

* * *

Tabii bu olayda hoşuma giden bir taraf da yok değil.

“İtiraz kültürü...”

Biatın, insanlara menfaat sağlayan en etkili davranış biçimi olarak sunulduğu günümüzde, haksız da olsa, cumhurbaşkanlarına itiraz edebilen insanların bulunması demokrasi açısından küçümsenecek bir şey değil.

Olayın bu yanını da unutmamalıyız.

Ertuğrul ÖZKÖK
HÜRRİYET

Uçakta yuhalanan biri olmak!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (7)

Misafir ~ 7 yıl önce
ne zaman ??? biz uyanınca veya parasını ödeyen hakkını arama gücüne ulaşınca. ee nerde adalet?? benim kalkınmaya ihtiyacım yok.topuna lanet olsun.ıp airport haberde.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
yavrum tüm siyasetçilerin maaşını biz ödüyoruz.sen gibi akp yalakalarının da maaşını biz ödüyoruz.15 yıllık iş hayatımda ssk ya ayda 900tl çarpı 1500 prim ödemişim.özel sigortaya 30.000 prim ödemişim.ben dinlermiyim vip filan kavun.siz beni kavun yerine koyup öterken asker pilotunuz beni üçe beşe katlarken ben susarmıyım.en vip benim kardeşim.elime kimse su dökemez.gak yapanın ağzına ederim.e tabi burdan lanet okumaktan başka elimizden bişey gelmiyor.alooooo

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Sevgili arkadaşım sen galiba avrupa da bir havayolunda çalışıyorsu. Türkiyedeki manzaralar herkes tarafından biliniyor. Sen tatlı uykuna devam et bence.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
2-3 yıl önceydi galiba, ulaştırma bakanı Binali Yıldırım ın oğlu için apronda taxi pozisyonundaki THY nin Paris uçağı körüğe geri yanaştırılmıştı.. Modern, çağdaş,insan haklarına saygılı, demokrat,vatandaşlarına örnek olan yöneticiler tarafından yönetilen bir ülkede yaşıyoruz değil mi???? ne zaman ülkemizi yönetenler de kendilerini sıradan vatandaş dan üstün görme hastalığı bitecek? ne zaman bu görgüsüzlüğün, kompleksin, hava atmanın,haneedanın sonu gelecek? ne zaman onlarda Hollanda lı bakan gibi ekonomi sınıf bilet alıp da sıradan vatandaş gibi check in yaptırıp,kuyruğa girerek pasaport kontrolünden geçecekler? ne zaman trafikte giderken yollar onlar için kapanmayacak? ne zaman kırmızıda duracaklar? vs vs bu soruların sonu gelmez .

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000