22 Ekim 2009, Perşembe 07:48:59

Türkiye uçak yakıtı üretebilir mi?

Referans Gazetesi'nden Nur Demirok, havayolu taşımacılığında şirketler için büyük umut olan biyoyakıt hakkındaki görüşlerini kaleme almış. Peki, Türkiye biyoyakıt üreticisi olabilir mi?

Yakın gelecekte Türkiye'nin de kapısını çalacak küresel bir sorun var malum. Biyoyakıt meselesi. Geçenlerde çevreci örgütlerin yanı sıra IMF bile üçüncü kez uyardı: Biyoyakıt üretimi için besin stoklarını tüketmek hem ekilebilir alanlardaki verimliliği azaltacak hem de su kullanımında ciddi sorunlar yaratacak.

Hatırlanacağı üzere, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü bundan sonraki küresel ölçekli krizin açlık yüzünden çıkacağı uyarısını yapmıştı.

Beslenme amaçlı ekim alanlarını enerji üretimi için paylaşmak, ileride büyük sıkıntı yaratabilir. Alınan kısıtlayıcı önlemler şimdiden gıda fiyatlarının tırmanmasına yol açacak gibi görünüyor. Temel çözüm, gıda dışı yakıt bitkilerini kurak alanlarda yetiştirmek.

Ne var ki üretim, daha çok moda haline gelen kolay yollardan yapılmaya çalışılıyor. Yüksek verimli yağ bitkileri, endüstrinin öncelikli tercihi. Gittikçe popüler hale gelen bitki ise yemeklik margarinin ana girdisi olan palm yağı.

Talebi karşılamak adına başta Endonezya olmak üzere Güney Doğu Asya ve Güney Amerika'nın bazı ülkelerinde tropik ormanlar tahrip ediliyor. Sadece Malezya'nın Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yakıt üretimi amacıyla ihraç ettiği palm yağı bu yıl 30 bin tonu geçecek.
    
Stok yapacak buğday kalmayabilir

Etanol elde edilen mısır üzerinde ise büyük spekülasyonlar var. Yapılan araştırmalar mısır, patates ve benzeri bitkilerde gübreleme işleminin sera gazı üretimini tetiklediğini ortaya koymuş. Biyodizelin büyük bölümünü karşılayan kolza yağı ise son zamanlarda verim düşüklüğü gösteriyor.

Motor üreticileri, kaliteli "biyobenzin" için buğday ve benzeri hububatın şart olduğu iddiasında. Bu yıl kullanılan benzinin yüzde 5'i, bildiğimiz ekin çeşitlerinden elde edilecek. Bu gelişme açlık tehlikesinin dünyada biraz daha artması demek.

Dünyada buğday rekoltesi 650 milyon tona düştü. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 5 daha az. Yasal kısıtlamalara rağmen Brezilya'da şekerkamışı, Amerika'da mısır ve soyanın enerji amaçlı tüketimi devam ediyor.

Bu arada "BP" ve "Chevron" tarımsal biyoyakıt üzerine yeni departmanlar kurarak kimi bölgelerde anlaşmalı ekim yaptırmaya başladı. Amaçları besin olarak kullanılması mümkün olmayan yağ bitkisi "jatrofa" üretimini artırmak.

Petrol şirketlerinin kurduğu tarımsal biyoteknoloji laboratuvarlarında bitkinin genetiği üzerinde oynayarak transgenik varyeteler geliştirilmeye çalışılmış. Tropikal bir bitki olan "jatrofa"yı serin step iklimlerinde de yetiştirebilmek hedefleniyor.

Eğer proje tutarsa "jatrofa" suya ihtiyaç duymadan tuzlu topraklarda bile yetiştirilebilecek. Bu gelişme bizim açımızdan Anadolu'nun verimsiz step bölgeleri için de bir şans olabilir. Özellikle de Tuz Gölü ve çevresi.
    
Uçaklar biyoyakıt kullanabilecek

"Jatrofa" bitkisi şimdilik Avustralya, Vietnam, Hindistan ve Afrika'nın güneyinde yetiştiriliyor. "Jatrofa"dan elde edilen kaliteli biyodizel ufak bir operasyon sonrasında gemi, demiryolu ve uçaklarda da kullanılabiliyor.

Hindistan şimdiden verimsiz alanları "jatrofa"ya tahsis ederek tren ve uçak yakıtı elde edip ihraç etme peşinde. İlk uçak yakıtını ise geçen yıl "Air New Zeland" şirketi ithal edip uçaklarının çoğunda başarıyla kullanmış.

Amerika ise tıpkı Hindistan'da olduğu gibi verimsiz alanlarda yeşil yakıt üretmeyi planlamış durumda. Halen "Jat Oil" firması "Chevron" ve "Exxon"la işbirliği yaparak Tennessee Eyaleti'ndeki Chattanooga kenti yakınlarında plantasyon ve tesis alanları kurmuş.

Son gelişme ise biyolojik kirlenmeye uğramış iç denizlerde yetiştirilen bir alg türüyle ilgili. Kolay yetişen bu yosun hem ekolojik dengeyi koruyor hem de suyun temizlenmesini sağlıyor. Bu yosundan yüksek randımanlı biyoyakıt elde ediliyor.

Olası gelişmeler belki yakın bir gelecekte bizim Marmara Denizi içine yerleştirilecek yapay tarlalar sayesinde yeni bir endüstrinin gelişmesine yol açabilir.
    
    
Not Defteri
    
"2018 yılı biyoyakıt için bir dönüm noktası olacak. Eğer gıda içeriği taşımayan yeni kaynaklar bulunabilirse AB ulaşımda kullanılan yakıtın yüzde 12'sini, Çin yüzde 17'sini ve ABD yüzde 20'sini biyoyakıtlardan elde edecek." / George Sterzinger (Economic Policy Institute)

Nur DEMİROK
REFERANS

Türkiye uçak yakıtı üretebilir mi?

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000