22 Ekim 2010, Cuma 08:42:02

KOKPİT SAĞLIĞI

Sabah Gazetesi yazarlarından Refik Erduran, CRM konusunu köşesine taşıdı. Peki, Erduran neler dedi? İşte o yazı...
  • Arkadaşlar,böyle şeyleri söylemek size yakışmıyor.zira sizlere bir yorum yapan arkadaşıma hak veriyorum.mütevazilikten uzaktasınız.yani daha havacı olamamışsınız.bu kininiz nereden geliyor anlamadım.şu pilot oranlarına baksanız asker kökenli kaptanların sayısının yanında sayımız zaten az.ve şu ana kadar öğrendiklerinide onlardan öğrendin.daha neyi öğrendiniz ki konuşuyorsunuz.bence ayıp yapıyorsunuz.eğer erkekseniz onların yüzüne söylersiniz. ama aranızda öyle erkek birisini göremiyorum.lütfen havacı olun.saygılı,mütevazi ve adam gibi yani... ve kusura bakmayın ama bunun askeri sivili yok.sivil havacılıkta sadece pilot vardır. başlangıçta kökeni askeriyeden gelen pilotlar bizden
  • o dediklerini bir kalemde geçeceksin..madem asker kökenliler o kadar süper zeka(kimi mühendis,kimi ekonomist vb) bunlarla alakaları yok..niçin uçak kazalarının hepsinde 1 numaralar asker kökenli sözüm ona kaptanlar eeee ne oldu? baglasan çıkıyor diye bir atasözü var sen onu bilirmisin :))
  • sivil uçuş okullarından mezun olanların başarı oranı ne onu hep merak ediyorum.Yani bir senede 100 kişi başvuruyorsa bir okula kaçı mezun oluyor.Askeri uçuş okulunda bu oran ortalama bellidir, dendiği gibi kışla zihniyeti ile falanda kimse pilot olamaz.Bu kadar aşamadan sadece askerlikle kaprisle falan geçemezsin.Dolayısı ile her konu başlığını böyle asker sivil tartışmasına çekmeyin çünkü çıkmaza giriyor.Sivil havacılıkla da gönül bağı kuran arkadaşım eminimki maneviyattan dolayı asker kökenlileri istemiyorsun maddiyatla alakası yoktur ilişkinin...
  • aradaki fark ne biliyor musun dostum,herhangi bir yerden herhangi bir zamanda yolcu uçağı geçer,sadece bakarsın hangi tip diye,ama savaş uçağı geçer gözden kaybolana kadar bakarsın.bu da çok kısa zaman sürer.aslında sen neden böyle söylüyorsun biliyor musun;sen asla ama asla böyle bir tecrubeye sahip olamayacağın için kıskançlıktan çatlıyorsun..çatlama,bak bir arkadaşın önermiş,paranı bastır,git sende öğren nasıl uçuluyormuş flight directorlü pilotcuklar...

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi, her toplumun kendine özgü bir "otoriteye saygı" dozu var. Kimi ülkede öğretmen sınıfa girince öğrenciler yerlerinden kımıldamaz; kimi ülkede hazırola geçip öğretmen oturuncaya kadar put kesilirler. Kimi orduda ast üste "Emriniz yasa dışı" diyebilir; kimisinde öyle bir şey düşünülemez bile.

Toplumbilimciler biat kültürünü ölçüp ulusları "egemen karşısında boynu büküklük" bakımından sıraya koyabiliyorlar. Hazırladıkları cetvellere göre dikkafalılık klasmanında Amerikalılar ve Avustralyalılar başı çekenler arasında. Güney Kore ise sonlarda.
O sıralamalarda tutulan yerin beklenmedik sonuçları olabiliyor.

Geçen yüzyılın son çeyreğinde Güney Kore'nin ulusal havacılık şirketi öyle sık kaza yapmaya başladı ki, birçok ülkenin üstünden geçme izninin iptali gündeme geldi. Panikleyen şirket yetkilileri uluslararası uzmanlara geniş bir inceleme yaptırdılar. Acayip bir gerçek çıktı ortaya:
Kazalar ne teknik aksaklıklardan ileri geliyordu, ne eğitim yetersizliğinden. Başlıca neden kültüreldi!

Güney Kore geleneklerinin temeli büyüklere saygılı ve mesafeli durmak, sözlerinden çıkmamak, düşüncelerini sorgulamamak. O terbiyeyi alarak yetişen gençler amir karşısında kuzu gibi oluyorlar. Anlaşıldı ki kaptan pilotların yardımcıları da onların yanlış davranışlarını gördükçe ses çıkaramamışlar.

Şirketin uçucu personeline alelacele yoğun "sorgulama ve ses yükseltme eğitimi" verildi. Bıçakla kesilmiş gibi durdu kazalar.


***
Okuduğum bir kitapta başka ülkelerin uçaklarının da düşmesinden sonra kara kutularından elde edilmiş konuşma kayıtları var. Sinir bozuyor.
 
Örneğin bir Kolombiya uçağı 1990 Ocak ayında New York'un Kennedy Havaalanı yakınlarında çakılmış, bütün mürettebat ve 73 yolcu ölmüştü. Kazada pilot hatası ya da teknik arıza yoktu. Daha doğrusu, kaza değildi olay. Uçağın yakıtı bitmişti!

İnanması güç tabii. Uçak seferlerinin bütün ayrıntıları hesaplanır, ne kadar havada kalınacağı bilinir, yakıt da -büyük ölçüde güvenlik payı bırakılarak- ona göre alınır. Koskoca yolcu uçağının yakıtı nasıl biter?

Esrarın çözümü kara kutuda. Bölgede hava trafiği çok yoğunmuş. Alandaki kontrolörler boyuna tur attırıyorlarmış pilotlara. Kolombiya uçağı iniş için alçaldıktan sonra fazladan 75 dakika gökte kalmış.

(Alçaklarda hava yoğundur; oralarda çok daha fazla yakıt harcanır.)

Kontrolörlerle temas kurma ve yürütme görevi İkinci Pilotundur. Onun bir başka görevi de gereğinde Kaptanı uyarmak. Ama düşen uçakta o görevli Kolombiyalı. Amire alabildiğine saygılı davranma kültürüyle yetiştirilmiş, çok da "yumuşak yüzlü" bir adamcağız.

Yorgunluktan kafası durduğu anlaşılan Kaptanı dürtüklemiyor. Uçağı gökte atılan turda gerilere yerleştiren laf anlamaz kontrolöre de "Yakıtımız çok azaldı" diyor ama etkili konuşamıyor. Hatta teşekkürler ediyor. "Acil durum olduğunu söylesene" diye çıkışan Kaptana verdiği cevap harika:
"Söylüyorum efendim. Asabi biri." Onun yerinde Amerikalı bir meslektaşı olsa ana avrat düz gider. "İniyoruz ulan, itoğlu it" der. "Söyle ötekilere, savrulsunlar önümüzden!"

Sümsükçe konuşmadan birkaç dakika sonra çakılmış uçak.

***

Elimdeki kitapta ülkelerin biat kültürünün yoğunluğu ile uçak kazası sayılarının yüksekliği karşılaştırılıyor. Gerçekten çarpıcı bağlantı var arada.

Tabii, bizdeki durumu düşündüm. Adına vesayet de denen "egemene yeniklik" zaafımız giderilme yoluna girdikçe uçak şirketlerimizin kazaları azalmakta mı?

Toplum genelinde o bakımdan iyileşme olması yetmez. Yönetim kokpitlerinde de sağlığa yönelme görülmeli.

Kimi politik kesimlerde benzin bitiyor. Yönetenlere (ister koltukta, ister perde gerisinde, ister kodeste olsunlar) "Çakılıyoruz" diye seslenebilecek yürekli mürettebatvar mı?

Refik ERDURAN
SABAH

KOKPİT SAĞLIĞI

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (18)

Misafir ~ 6 yıl önce
Arkadaşlar,böyle şeyleri söylemek size yakışmıyor.zira sizlere bir yorum yapan arkadaşıma hak veriyorum.mütevazilikten uzaktasınız.yani daha havacı olamamışsınız.bu kininiz nereden geliyor anlamadım.şu pilot oranlarına baksanız asker kökenli kaptanların sayısının yanında sayımız zaten az.ve şu ana kadar öğrendiklerinide onlardan öğrendin.daha neyi öğrendiniz ki konuşuyorsunuz.bence ayıp yapıyorsunuz.eğer erkekseniz onların yüzüne söylersiniz. ama aranızda öyle erkek birisini göremiyorum.lütfen havacı olun.saygılı,mütevazi ve adam gibi yani... ve kusura bakmayın ama bunun askeri sivili yok.sivil havacılıkta sadece pilot vardır. başlangıçta kökeni askeriyeden gelen pilotlar bizden

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
o dediklerini bir kalemde geçeceksin..madem asker kökenliler o kadar süper zeka(kimi mühendis,kimi ekonomist vb) bunlarla alakaları yok..niçin uçak kazalarının hepsinde 1 numaralar asker kökenli sözüm ona kaptanlar eeee ne oldu? baglasan çıkıyor diye bir atasözü var sen onu bilirmisin :))

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
sivil uçuş okullarından mezun olanların başarı oranı ne onu hep merak ediyorum.Yani bir senede 100 kişi başvuruyorsa bir okula kaçı mezun oluyor.Askeri uçuş okulunda bu oran ortalama bellidir, dendiği gibi kışla zihniyeti ile falanda kimse pilot olamaz.Bu kadar aşamadan sadece askerlikle kaprisle falan geçemezsin.Dolayısı ile her konu başlığını böyle asker sivil tartışmasına çekmeyin çünkü çıkmaza giriyor.Sivil havacılıkla da gönül bağı kuran arkadaşım eminimki maneviyattan dolayı asker kökenlileri istemiyorsun maddiyatla alakası yoktur ilişkinin...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
aradaki fark ne biliyor musun dostum,herhangi bir yerden herhangi bir zamanda yolcu uçağı geçer,sadece bakarsın hangi tip diye,ama savaş uçağı geçer gözden kaybolana kadar bakarsın.bu da çok kısa zaman sürer.aslında sen neden böyle söylüyorsun biliyor musun;sen asla ama asla böyle bir tecrubeye sahip olamayacağın için kıskançlıktan çatlıyorsun..çatlama,bak bir arkadaşın önermiş,paranı bastır,git sende öğren nasıl uçuluyormuş flight directorlü pilotcuklar...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000