15 Mayıs 2015, Cuma 09:30:19

DANIŞTAY KARARI ÜYELERDEN SAKLANDI MI?

Ulaştırma Memur-Sen Sendikası Genel Başkanı Can Cankesen, Atatürk Havalimanı’nda Devlet Hava Meydanları İşletmesi memurlarıyla buluştu.
  • Ayıp ayıp Sakalla uğraşıyorsunuz bayan Boyalı diye neler söylüyorsunuz ne yani boyalı olunca dinsiz mi oluyor bu kafaları bırakın sizin ablanız eşiniz makyaj yapmıyor mu sendikacılığı buraya çektiniz Ayıptır ayıp sizin meseleniz belli ama Allah sizi Islah etsin can başkan gibi değerli bir insana bunu yaptınız yazıklar olsun
  • Saka T sakat aynı oylesin efendi ol .sen kim oluyorsun da laf atiyorsun sen ne mezunusun donde bir kendine bak sen kurumun yegane bulunmazisin Senin yegane derdine ne hepimiz biliyoruz ama Allah sana bunu Murad etmeyecek içindeki bu hainlik olduğu surece
  • resimdekiler rumuza insan biraz alt yapısı olur ve erdemli size ayıplıyorum söylediğiniz ve yazdığınıza kendinizde inanıyormusun.ayıp size genel merkezden şb başkanına kadar suçlayıcı olması size sormak lazım ne mezunusunuz.yada hangi başkan ne mezunu olduğunu biliyormusunuz .bu itamlarda bulunuyorsunuz. sonra buranın şb başkanına sıra gelince esmer bayan demişsiniz ve hemen akabinde süreyya hanımın yanında oturan demeniz ne yaban çelişkidir. sonra bu sendika ulaştırma iş kolunda yürütülmekte. celal bey demiryolcuların delegesinedemi seçin dedi.sizce süreyya hanım seçimle geldi ve sizin hayalleriniz suya düştü. üzülmeyin belki sizide birgün seçerler. Ama süreyya başkanlıık hakkını sizden daha çok veriyor. yiğit bir kadın bunuda öyle bilin.
  • Adaletsizlik var deniliyor ve UÇMS yaptı deniliyor. bu tazminatlar düzenlenirken yetkili olan sendika TUS neredeydi. Dava açma süreci ve sonrasında TUS ve BTS neredeydi. Ya da açtıkları davalara ne oldu birde onların araştırılması gerekir. Bunu söyleyenler kendi sendikalarının açtıkları davaları araştırsınlar sonrasında önce kendi başkanlarının istifaya davet etsinler. Maksat çaba gösterenlere çamur atmak olmamalıdır. bir de kişilerin inançları üzerinden siyaset yapmak yargılamak yapan insanların seviyesini yansıtmaktadır. Hepimiz meselelere bağcıyı dövmek maksadıyla yaklaşırsak o zaman evdeki bulgurdan da olmak var onu da düşünmek lazım.

Ulaştırma Memur-Sen Sendikası Genel Başkanı Can Cankesen, Atatürk Havalimanı’nda Devlet Hava Meydanları İşletmesi memurlarıyla buluştu.

Üyelerle görüş alış-verişinde bulunarak sorunların dile getirildiği toplantıda havacılık tazminatı konusu da ele alındı.

Toplantı sonrası AirportHaber’in sorularını yanıtlayan Cankesen, Uşak Havalimanı Müdürü Uğur Yalvaç ile ilgili iddialara da değindi.

İşte Can Cankesen’in AirportHaber’e özel açıklamaları…

DHMİ ÇALIŞANLARININ MEMUR-SEN’E ÜYE OLMA KARŞILIĞINDA TERFİ EDİLDİKLERİ DOĞRU MU?

‘Sendikanın ünvan vermeye gücü yetmez’

Yalandan kimse ölmemiş. Bu iddialar tamamen siyasi hesaplar. Benim vermediğim mesajı kim verebilir? Biz bunu asla kabul etmiyoruz. Bu adice bir söylemdir. Bizim üye sayımız 10 bine ulaştı. Hizmet kolumuzda DHMİ de dahil olmak üzere 20-25 bin insan çalışıyor. Biz bu sayının yüzde 50’sini üye yapmışız. Burada farklı renklerin bir araya geldiği bir oluşum var. Bizim üye olanlara ‘üye olursanız’ diye başlayan bir cümlemiz yoktur. Kimse de bize bu şartla gelip üye olmasın. Ama ben üyemin sorunuyla da uğraşmakla mükellefim. Üyenin eşi başka şehirde çalışıyorsa bu ayrılık karşısında uğraşmak doğru değil midir? Biz ne iş yapıyoruz? Aileyi bir arada tutmak için gerekenleri yapmanın karşılığı ‘tayin sendikası’ olmak mıdır?

Bir kişi çıksın, üye ol senin işini o zaman yapacağım dediğimi söylesin ben bu işi bırakacağım. Ben 34 yıldır kimseye söz bile vermedim. Biz kul hakkına girmeyiz. Zaten böyle bir şey yapabilmemiz için Bakan, Başbakan olmak gerekir. Biz unvan veremeyiz. Sendikanın bu anlamda gücü yetmez.

HAVACILIK TAZMİNATINDA ADALETSİZLİK VAR MI?

‘İnsanları dilenci yerine koyuyorlar’

Havacılık tazminatında evet adaletsizlik var. Futbolda bile direkt ile en direkt vuruş vardır. Siz ille de grup yapacağız diyip gruplara ayırıyorsanız neden 3. Grup? Birisi Eurocontrol’den karşılıyor, diğeri kısmen Eurocontrol, 3. Grup da hazineden karşılanıyor. İnsanları dilenci yerine koyuyorlar. İnsanları 3. Gruba atmakla ne yapmaya çalışıyorsunuz? Adaletsizlik burada başlıyor. Eğer grup yapacaksan uçağa direkt hizmet veren ile en direkt hizmet veren olarak gruplandır.

Bir ARFF, bir apron memuru ile bir yerde oturan, uçakla direkt ilgisi olmayan herhangi bir unvan diyelim, o adamdan daha mı az uçağa hizmet veriyor. Uçağa hizmet vermek sadece tekerini yerden kesmek midir? Burada bir sakatlık var. Bu sakatlığın sorumlusu olarak o zamanın yetkili sendikasını da sayabiliriz. Biz 2011 yılnda tazminatlardan ek ödemeler hariç ibaresini kaldırmıştık. Bizim talebimizle kaldırıldı ve insanlar ek ödemeler aldı. 2010 yılında maliye, hazine va DHMİ’nin yapmış olduğu bir protokol var. Bu metne uyulmalı, gruplar düzelene kadar insanlar 150, 300-600’lük dilimlerden net olarak parasını almalıdır. Haksız bir bölüşüm söz konusu. DHMİ içerisindeki herkes aldığı maaştan memnun olarak çalışıyor ancak, Eurocontrol’den gelen bu paranın dağıtımındaki adaletsizlikten şikayeçiler.

DANIŞTAY’IN VERDİĞİ KARAR ÜYELERDEN SAKLANDI MI?

‘Bu suçlamalar zorumuza gitti’

Biz Pazartesi günü davayı öğrendik ancak bazı fitne odakları 2 ay öncesinden öğrendiğimizi iddia ettiler. Bilgiye erişim artık çok kolay. Saniyelerle istenilen bilgiye ulaşabilir. Bu kadar kolay bir ortamda bunu saklamak mümkün değil. Mızrak çuvala sığmaz. Bunun sonucunda da hemen ilan ettik.

Ancak 1-2 ay öncesini konuşalım. DHMİ’nin avukatları, kendi avukatımız ve bazı derneklerin avukatları yaptıkları görüşmelerde ‘ek ödenekleri kazanacaksınız’ diye olumlu görüşlerini beyan ediyorlar. Kararda da kanuna muhalefet var. Biz diyoruz ki, en azından 2010 yılındaki mütakabata uyulsun. En azından bu yapılsın istedik. Hatta başkanlar kurulunda bizim bir avukatımız kürsüye çıkıp; ‘arkadaşlar hayırlı olsun büyük ihtimalle ek ödemeleri kazandık’ diyor, salonda da büyük bir alkış kopuyor. Salondan kararın ne zaman çıkacağı sorulunca da avukat; ‘40 gün artık eksi 15 gün’ cevabını verdi. Daha sonra hakimler teker teker okuyor ve görüşlerini bildiriyor. 5 kişilik hakim heyetinin incelemesi ve imzalaması zaten 40 günü buluyor. Burada bir hile söz konusu değil. 55 gün sonra da bize karar tebliğ edildi. Ancak sırf yetkiyi almak için Memur-Sen sizi kandırdı dediler. Bizi böyle suçlamaları zorumuza gitti.

DHMİ ÜYELERİNİN BAĞLI OLDUĞU SENDİKALARDAKİ ÇATIŞMALAR ÇALIŞANLARI ETKİLİYOR MU?

‘Bunu söyleyecek kadar küçüldüler’

Ben Genel Başkanlık’taki 5. yılımı yaşıyorum ve web sayfamda yazılar yazıyorum. Burada 35 civarında yazım var. Bu yazılardan son 2’sine kadar çatışma kültürü diye bir şey yok. İlk geldim Ankara’da ‘çatışmak yok’ dedim. Biz çalışmaya geldik dedim.

Bakın ben hacca gittim, bir sendikanın başkanı Amasya Merzifon Havalimanına gidip; ‘Bir insan neden hacca gider? Dini siyasete alet etmek için gider’ diyebiliyor. Bunu yapacak kadar küçüldüyse Allah onun yardımcısı olsun. Benim kimseyle çatışmak gibi bir niyetim yok. Ben çok yapıcı bir insanım. Çekişilen bir ortamda kendime zarar veririm çalışanlara zarar vermem.

Bu çatışmaları aşmak için Mevlana’nın dediği gibi ‘edep yahu’ demek lazım. Biz de onu diyoruz. Yeter artık deme noktasına geldik. Diğer sendikaların geldiği yerde de provoke etmeyin diye uyarıda bulunuyorum. Ama bazen ben gittiğim yerlerde zaman zaman sabote etmek için gelenlerin olduğunu da biliyorum.

HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ TAZMİNAT KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYOR?

‘Hepsi bize verilsin demiyorlar’

Kontrolör arkadaşlarımız yavaş yavaş üye olmaya başladı. Onların şikayeti şu; seyrüseferci arkaşların aldığı ücretler biraz yüksek. Yukarıdakilerle aşağıdakiler arasında bir sınıf sistemi oluşturulmaya çalışılıyor. Bu durumdan rahatsızlar. Hepsini bize verin demiyorlar. Hava trafikçi arkadaşımız şu an aldığı maaşın dörtte üçünü emekli olduğu zaman kaybediyor. Özlük haklarında sıkıntılar var. O yüzden dünyalık işleri bir tarafa bırakmak gerekiyor. Bu nedenle özlük haklarıyla ilgili çalışmalar da söz konusu.

Biz ücretlerde 5 kriter olması gerektiğini ifade ettik. İşin zorluk derecesi, riski, mahrumiyet-eleman teminde güçlük olan yerler ve büyük projeler diyip 5’e bağlayalım dedik. Bu şekilde Ağrı’da çalışan hava trafikçi ile İstanbul’daki hava trafikçi aynı ücreti almamalı dedik. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Oralarda yaşamanın da bir zorluğu var. İşte bu noktada bu kriterleri ortaya koyabilirsek sorunları da ortadan kaldırabiliriz diye düşünüyoruz.

UĞUR YALVAÇ İLE NE GÖRÜŞTÜ?

‘Temizliğe kendisi de katılmış’

Uğur Hanım geçmişten tanıdığımız bir üyemizdir. Bulunduğu makam Genel Müdürlüğün takdiridir. Bizimle ilgisi yoktur. Dhmi’deki fişlemede de Uğur Hanım’ı kullanıp ağır bir ithamda bulundular. Bizi hedef gösterdiler. Onlara hakkımı helal etmiyorum. Bunu araştırdık, fişlemeyle ilgili yayının yapıldığı yer Hindistan’a uzanıyor. Oraya kadar uzanacak halimiz yok.

Ben Uğur Hanım ile ilgili haberi gördükten sonra kendisini aradım. O da arkadaşlarla birlikte temizlik yaptıklarını ve temizleyenlerden birinin de kendisi olduğunu söyledi. Bir arkadaş Uğur Hanım’ın da bizzat temizlik yaptığını doğruladı ancak sanıyorum orada da bir iç çekişme yaşanıyor. Mücadele etmenin yolu bu olmamalı. Kimse oturduğu koltuğun sahibi değil. Kendisi despotluk iddialarını da doğrulamadı.

Güvenlik görevlisinin göğsünden kıl çekmeyle ilgili bir şey diyemem. Kendisine böyle bir soru da sormadım, soramam.

DANIŞTAY KARARI ÜYELERDEN SAKLANDI MI?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (75)

Ayıp ayıp ~ 2 yıl önce
Ayıp ayıp Sakalla uğraşıyorsunuz bayan Boyalı diye neler söylüyorsunuz ne yani boyalı olunca dinsiz mi oluyor bu kafaları bırakın sizin ablanız eşiniz makyaj yapmıyor mu sendikacılığı buraya çektiniz Ayıptır ayıp sizin meseleniz belli ama Allah sizi Islah etsin can başkan gibi değerli bir insana bunu yaptınız yazıklar olsun

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kim kim ~ 2 yıl önce
Saka T sakat aynı oylesin efendi ol .sen kim oluyorsun da laf atiyorsun sen ne mezunusun donde bir kendine bak sen kurumun yegane bulunmazisin Senin yegane derdine ne hepimiz biliyoruz ama Allah sana bunu Murad etmeyecek içindeki bu hainlik olduğu surece

Yanıtla

Kalan karakter 1000
resimdekilere ~ 2 yıl önce
resimdekiler rumuza insan biraz alt yapısı olur ve erdemli size ayıplıyorum söylediğiniz ve yazdığınıza kendinizde inanıyormusun.ayıp size genel merkezden şb başkanına kadar suçlayıcı olması size sormak lazım ne mezunusunuz.yada hangi başkan ne mezunu olduğunu biliyormusunuz .bu itamlarda bulunuyorsunuz. sonra buranın şb başkanına sıra gelince esmer bayan demişsiniz ve hemen akabinde süreyya hanımın yanında oturan demeniz ne yaban çelişkidir. sonra bu sendika ulaştırma iş kolunda yürütülmekte. celal bey demiryolcuların delegesinedemi seçin dedi.sizce süreyya hanım seçimle geldi ve sizin hayalleriniz suya düştü. üzülmeyin belki sizide birgün seçerler. Ama süreyya başkanlıık hakkını sizden daha çok veriyor. yiğit bir kadın bunuda öyle bilin.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
BİLMEK LAZIM ~ 2 yıl önce
Adaletsizlik var deniliyor ve UÇMS yaptı deniliyor. bu tazminatlar düzenlenirken yetkili olan sendika TUS neredeydi. Dava açma süreci ve sonrasında TUS ve BTS neredeydi. Ya da açtıkları davalara ne oldu birde onların araştırılması gerekir. Bunu söyleyenler kendi sendikalarının açtıkları davaları araştırsınlar sonrasında önce kendi başkanlarının istifaya davet etsinler. Maksat çaba gösterenlere çamur atmak olmamalıdır. bir de kişilerin inançları üzerinden siyaset yapmak yargılamak yapan insanların seviyesini yansıtmaktadır. Hepimiz meselelere bağcıyı dövmek maksadıyla yaklaşırsak o zaman evdeki bulgurdan da olmak var onu da düşünmek lazım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
selman ~ 2 yıl önce
BTS neredemiydi o zaman...senin gibi tırstğı için sendikalara üye olmaya korkanların da hakkını aramak için meydanlardaydı..senin gibi herşeyin gülllük gülüstanlık olduğu zamanlarda sendikaya üye olup hesap sormaya kalkan tırsaklar pek konuşmasa...seni sendikanın neler yaptığını da görüyoruz...

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000