21 Kasım 2010, Pazar 08:45:14

"CENGİZ TOPEL'İN UÇAĞINI BİZ VURDUK"

Kıbrıs’ta, 1964’te şehit edilen Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in kontrolündeki uçağı düşüren Yunan savaş gemisinin harekat subayı D. Miçaços, “Bir uçak vurduk ve pilotu paraşütle atladı, ancak öteki yaralı halde Türkiye’ye dönmeyi başardı” dedi.
  • bu yunan subayının söyledikleri büyük oranda dogru olmalı çünkü o zamanki gemi konagı rum limanındaki askeri gemilerden açılan ateşi lefkeli türkler görmüş diye bilgi sahibiyim.
  • Havacı-Karacı-Denizci Tüm şehitlerimize sonsuz minnetarız. Onlar bizim özgürlüğümüz için gencecik yaşlarında kendi canlarından vazgeçtiler. Düşünürsek bu Nasıl Büyük bir Fedakarlıktır, Nasıl Büyük bir Özveridir. Yüce Allah hepsinden razı olsun.
Kıbrıs’ta Dillirga bölgesinde 1964 yılının Ağustos ayında yaşanan çarpışmalarda pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağını vuran uçaksavar ateşinin, Yunanistan’ın gizlice Ada’ya gönderdiği “Faethon” isimli savaş gemisinden açıldığı ortaya çıktı. Rum Fileleftheros gazetesi, “Faethon” gemisinin Yunan mürettebatından, o dönemde yaralanan ve büyük gizlilik içinde Yunanistan’a gönderilen Dimitrios Miçaços’un anlattıklarını yayımladı. Mesajlarının Rum Radyo Televizyon Kurumu (RİK) üzerinden gönderildiğini belirten Miçaçoş, gizli görev emriyle ilgili olarak özetle şunları kaydetti: 
 
‘Sanki korsanlar gibiydik’
 
“Ben Yunan filosunda yaver ve harekat subayıydım. Bir gün komutan beni çağırdı ve beni Kıbrıs’ta gizli bir göreve seçtiğini söyledi. Pire’den bayraksız, ayırt edici işaret olmadan ayrıldık. Kıbrıs karasularına ulaşana kadar sinyal vermememiz emri vardı. Sanki korsanlar gibiydik... Üssümüz Girne’deydi. Gemikonağı’na ulaştığımızda yemek için karaya çıktık. Dışarı çıktığımda bir keşif uçağı gördüm. Bunu, savaş uçaklarının saldırısının takip edeceğini anladım. Gemiye döndüm, evli ve çocuklu olanlara isterlerse gidebileceklerini söyledim. Ben subay olarak kalıp savaşmak zorundaydım. Yalnız bir mermim vardı, çünkü diğer dördü mühimmat olarak yanlış verilmişti. Tek motorla süratle kaçmaya başladık. Saldırıdan kurtulmak için Amerikan bayrağı çekmiş yük gemileri gördüm. Uçaklar bizi vurdu. Mürettebattan ölenler oldu, ben de elimden yaralandım ancak yola devam etmeliydim. Mürettebata gemiyi terk etmesini emrettim. Bir uçak vurduk ve pilotu paraşütle atladı, ancak öteki yaralı halde Türkiye’ye dönmeyi başardı.”
 
‘Acaba doğru yapmadık mı?’
 
Miçaços’un elindeki yaranın çok ciddi olduğunu, hastaneye götürülerek müdahalede bulunulduğunu ve ardından Atina’ya gönderildiğini yazan gazete, Miçaços’un söylediklerini şöyle aktardı: “Daha sonra Atina’ya götürüldüm. Orada, gazetecilerin bulmaması ve olayın ortaya çıkmaması için kullanılmayan bir hastaneye kapattılar. Ancak orada tıbbi bakım yoktu, elim kangren oldu ve kestiler. Denizin içinde, insanın ne kadar vahşi olduğunu öğrendim.” Rum tarafına 1964’ten sonra ilk kez 2007’de gittiğini anlatan Miçaços, “İlk zamanlar bazı nedenlerle Yunanistan’dan Kıbrıs’a dönmeme izin vermediler. Faethon ölüleri asla tanınmadı. Yunanistan’da, asla anlamadığım nedenlerle o kişilerin fedakarlığı asla tanınmadı. Acaba doğru bir şey yapmadık mı? Acaba bunu yapmamalı mıydık diye soruyorum...”
 
CENGİZ TOPEL KİMDİR?
 
8 Ağustos 1964’ te Eskişehir’den Kıbrıs’a, 4’lü Filo Komutanı olarak gönderilen Cengiz Topel’in uçağı, uçuş esnasında vurularak düşürüldü. Topel, paraşütle atlamayı başardı ancak esir alındığı Rumlar tarafından şehit edildi. Kıbrıs’ta ilk Türk hava harp şehidi olan Topel’in hastanede öldüğü açıklandı, ancak ısrarlı girişimler sonucu 12 Ağustos 1964 tarihinde Rumlardan alınabildi. 14 Ağustos 1964’te Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde toprağa verilen Topel’in adı askeri üs, havaalanı ve çok sayıda okula verildi.
"CENGİZ TOPEL'İN UÇAĞINI BİZ VURDUK"

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 6 yıl önce
bu yunan subayının söyledikleri büyük oranda dogru olmalı çünkü o zamanki gemi konagı rum limanındaki askeri gemilerden açılan ateşi lefkeli türkler görmüş diye bilgi sahibiyim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Havacı-Karacı-Denizci Tüm şehitlerimize sonsuz minnetarız. Onlar bizim özgürlüğümüz için gencecik yaşlarında kendi canlarından vazgeçtiler. Düşünürsek bu Nasıl Büyük bir Fedakarlıktır, Nasıl Büyük bir Özveridir. Yüce Allah hepsinden razı olsun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000