24 Nisan 2016, Pazar 09:05:15

Antalya'da 3. havalimanı savaşı

Antalya'nın Kaş ilçesinde yapılmak istenen kentin 3. havaalanına karşı gerçek anlamda bir sivil toplum direnişi başladı.
  • Antalya'dan kaş'a ve bir çok turistik cennete, hızlı deniz otobüsü ile en fazla 30 dakika da yüzlerce turisti götürüp getirebilirsiniz. İnşaatlarla cennetleri yok etmeyin. Antalya kalkışlı deniz otobüsleriyle, katledilecek onlarca ormanın önüne geçilebilir, güzelliğin korunmasını sağlayabilir yetkililer, ama tabi büyük rant var bu işte, bazı müteahitler zengin olcak... Çözüm aramak yerine, eleştirenleri terörist ilan ettiniz. Eleştiririm kardeşim, oralar cennet, oralarda oluşacak, gürültü, hava kirliliği, alana ulaşım için yapılacak yollar vs. aklı mantığı olan insan düşünür, buralar denize kıyısı olan yerler. Neden deniz ulaşımı yapılmıyor? Feribotla, deniz otobüsüyle bu çok rahat, konforlu, hızlı ve keyifli sağlanabilir, sadece kaş için deği, tüm turistik merkezler için. buraların katledilmesi yerine, Antalya'nın kapasitesi büyültülebilir, atıl kalan binlerce kilometre kare alan boş dururken ormanları, turizm cennetlerini katletmek, bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.
  • Okumaya lüzum yok. Bunların tek uğraşı var; yaptırmamak. Yapılan hizmetlere yüz tanıyıcı koycan bunlar yararlanmycak anasını satym.
  • Betonun demirin efendileri yeni kurbanlar bekliyor.
  • İst 3 havalimanına 10 milyarlık teklif verip sonra çekildiniz, şimdi Antalya da göreceğiz gülüşünü

Antalya'nın Kaş ilçesinde yapılmak istenen kentin 3. havaalanına karşı gerçek anlamda bir sivil toplum direnişi başladı. Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılması planlanan havaalanının yapımını üstlenmek isteyen Demre'deki turizm birliliği (DETUYAB) projenin gerekçelerini savunan bir rapor hazırlarken, Kaş'ta aralarında turizm örgütlerinin de bulunduğu 6 STK ise bu raporun baştan sona çelişkilerle dolu olduğunu ortaya koyan karşı bir rapor hazırladı. 24 Nisan Pazar günü havaalanı yapılması planlanan alana kalabalık katılımlı bir yürüyüş organize eden Kaşlı STK'lar, bölgedeki doğal ve kültürel değerlerle köylülerin yaşam alanlarına dikkat çekecekler.

Antalya'nın Kaş ilçesinde yapılmak istenen kentin 3. havaalanı için, ilçeye yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Pınarbaşı, Ağullu ve Çukurbağ mahalleleri arasındaki arazi seçildi. Ancak Kaş'taki turizm ögrütleri başta olmak üzere köylüler ve ilçe sakinlerinin büyük kısmı havaalanı projesine şiddetle karşı çıkıyor. Havaalanının kitle turizmini beraberinde getireceğini ve büyük bir ekolojik yıkıma neden olacağını savunan STK'lar, projenin Kaş'ın sonu olacağını düşünüyor.

Yap İşlet Devret (YİD) modeliyle ihale edilmesi planlanan havaalanının yapımına, Demre sahilinde tahsis edilen orman arazilerinde inşa edilen otellerin yatırımcıları talip oldu. DETUYAB adıyla birlik kuran yatırımcıların başkanı Hasan Akıncıoğlu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'a bir mektup yazarak bu taleplerini paylaşmıştı.

YATIRIMCILAR HAVAALANI İÇİN WEB SİTESİ KURUP İLAN VERDİ
Kaş'taki turizmcilerin ve STK'ların projeye yönelik tepki ve açıklamalarının ardından havaalanının gerekçelerini anlatan bir rapor hazırlayan yatırımcılar, bu gerekçeleri anlatmak için bir de internet sitesi kurdu. 'Batı Antalya Havalimanını İstiyor' sloganına yer verilen web sayfasında yapılmak istenen havalimanıyla ilgili öne sürülen gerekçelere yer verilirken, 'Batı Antalya Havalimanı Aydınlatma Platformu' imzası da dikkat çekiyor.

'KORUNAN ALANLARIN ÇOKLUĞU TURİZMİ ENGELLEDİ' İDDİASI
DETUYAB'ın havaalanı talebiyle ilgili gerekçelerinin sıralandığı raporda, Batı Antalya'nın inanç, yatçılık ve doğa turizminde büyük bir potansiyele sahip olduğu vurgulanarak, bölgede turizmin gelişmemesine gerekçe olarak dağlık arazi, koruma tedbirleri ve karayolu ulaşımının güçlüğüyle havalimanına olan uzaklık gösterildi. Bölgede çok sayıda arkeolojik ve doğal sit alanları bulunduğuna dikkat çekilen DETUYAB raporunda, özetle şu görüşlere yer verildi:

'ZENGİN TURİSTLER BÖLGEYE GELEMİYOR'
"Koruma alanlarının yoğunluğuna paralel olarak bölgede konaklama tesis yatırımları genellikle küçük butik oteller, pansiyonlar ve villa tesisleri şeklinde olmuştur.  Turizmin gelişimi ve yöre halkının turizmden sağladığı gelirin düşük seviyelerde kalmasının sebepleri ise ulaşım imkânlarındaki kısıtlamalar ve buna paralel olarak yüksek gelir gurubuna mensup turistlerin bölgeye geliş güçlüklerinden kaynaklanmaktadır. Özellikle Kaş ve Kalkan yat turizminin de avantajı ile turizm gelişiminde öne çıkmış olsalar da Antalya ve Dalaman havalimanlarına olan uzaklıkları nedeniyle potansiyellerine paralel bir gelişim ve gelir elde edememişlerdir.

'YAT LİMANLARI POTANSİYELLERİNİN ALTINDA ÇALIŞIYOR'
Bölge eşsiz doğal güzelliği, Arkeolojik zenginliği ve korunaklı sahil yapısı nedeniyle yatçılar için çok cazip bir parkurdur. Ancak, Kaş’da geçtiğimiz senelerde inşa edilmiş olan 700 yat kapasiteli modern yat limanı ile Finike yat limanı, Kalkan ve Üçagız barınakları ise keza yine kara ve havayolu ulaşım güçlükleri nedeniyle potansiyellerinin çok altında bir doluluk oranına sahiptir.‎ Şu anda inşaatı bitme asamasında olan 750 yat kapasiteli Demre yat limanının da akıbeti aynı olacaktır.

'HAVAALANI YAYLA VE GOLF TURİZMİNİ GELİŞTİRECEK'
Batı Antalya’da havalimanı ihtiyacı uzun seneler öncesi anlaşılmıştır. Ancak bölgenin coğrafi yapısı, bölgedeki doğal ve arkeolojik koruma alanları ile orman ve doğal hava manialarının fazlalığı nedeniyle uygun yer tespiti henüz sağlanabilmiştir. Havalimanı, bölgenin iç kesimlerinde yer alan arazilerde yayla ve golf turizminin gelişimine de imkan yaratacaktır. Sonuç olarak Batı Antalya Havalimanı, yöre halkının refah ve ekonomik kalkınmasına hizmet edecek bölgede ki yaşam standardının artmasına vesile olacaktır."

KAŞLI STK'LAR DETUYAB'IN GEREKÇELERİNİ ÇELİŞKİLİ BULDU
DETUYAB'ın havaalanıyla ilgili gerekçelerini sıraladığı raporunun bilimsellikten uzak, çelikilerle dolu ve özensizce hazırlandığını öne süren Kaş'taki STK'lar ise karşı bir rapor hazırlayarak havalimanı için öne sürülen gerekçelere yönelik görüşlerini açıkladılar.

KAŞ'TAKİ ALTI STK KARŞI RAPOR HAZIRLADI
Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği, Kaş Kalkan Patara Otelciler Birliği, Kaş Su Altı Derneği (KASAD), ÇEKÜL Vakfı Kaş Temsilciliği, Kaş Çevre Platformu ve Kaş Koruma Platformu gibi STK'ların ortaklaşa hazırladığı raporda, bölgede havaalanı için pek çok yerde araştırma yapıldığı ancak Ulaştırma Bakanlığı'nın bu konuda olumsuz görüş verdiği anımsatılarak, Kaş'ta havaalanı projesini ısrarla yeniden gündeme getirmenin anlaşılmaz olduğu kaydedilerek şöyle denildi:

'RAPOR BAŞTAN SONA ÇELİŞKİLERLE DOLU'
"Bölgenin geleceğiyle ilgili sorumluluk taşıyan bizler, havaalanına yönelik açıklamaların ve ayrıntılı projenin Ulaştırma Bakanlığı’nca yapılmasını beklerken, projeyi hazırlayan ve aynı zamanda da inşasına talip olan bir şirket tarafından bu açıklamanın yapılmasını doğru bulmamaktayız. Şirketin hazırladığı internet sayfasında yer alan, ‘Gerekçeler’ ve ‘Ön Rapor’ olmak üzere iki bölümden oluşan açıklama baştan sona kendi içinde çelişen bilgilerle doludur. Bu nedenle, Kaş ilçesindeki sivil toplum kuruluşları olarak, bilimsellikten uzak ve amatörce hazırlanmış bu rapordaki söz konusu çelişkileri ve ciddi endişelerimizi kamuoyu ile paylaşmayı gerekli görüyoruz.

PİST YAPILACAK ALAN 'HEM ORMAN HEM ORMAN DEĞİL'
Arazi için hem 'ormanlık değildir' deniliyor hem de 'orman vasfındaki arazi üzerine pist yapılacağı' belirtiliyor! Ayrıca söz konusu parsel 6387 m² değil 6387 dönümdür! Parsel sorgulamasıyapıldığında, 163/1 parselin içinde konutlar, tarım ve sit alanları olduğu kolayca görülebilir."

'ARKEOLOJİK SİT ALANINA PİST YAPMAKTAN BAHSEDİYORLAR'
Havaalanı yapılmak istenen bölgede yalnızca antik sarnıç ve müştemilatın yer aldığı bilgisine yer verildiğine değinilen Kaşlı STK'ların raporunda, "Oysa yaptığımız başvuruya istinaden Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden alınan 24.03.2016 tarih ve 79545921/07.07.643 sayılı yazıdan, sözü edilen bölge sınırları içerisinde kalan 115 adaya ait 2-3-17-33 parsellerde yer alan kalıntıların 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğini öğreniyoruz. Yapılan harita çalışmalarına göre, 'sadece bir antik sarnıç ve müştemilatı var' denilen arazinin boyutları yaklaşık 70 dönümdür ve içerisinde birçok farklı özellikte arkeolojik kalıntı yer almaktadır. Olduğu gibi korunması gereken 1. derece arkeolojik sit alanının üzerine havaalanı pisti yapmaktan bahsediyorlar! Sit alanlarının pistte 'teşhir edilmesi' düşüncesi de dünyada herhalde bir ilk olacaktır!"

'TURİSTLER KORUNAN ALANLAR İÇİN GELİYOR'
DETUYAB'ın gerekçelerine karşı made madde yanıt veren Kaşlı STK'ların raporunda, bölgeye en yakın havaalanları konusunda da manüplasyon yapıldığı görüşü savunularak, "Bölgede turizmin fazla gelişmemiş olmasının en önemli sebebi olarak ‘koruma tedbirleri’ gösteriliyor. Bugüne kadar doğal zenginliklerimizi ve tarihi sit alanlarımızı koruyarak kullanmaya özen gösterdik. Kaynakların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi amacıyla sürdürülebilir turizm ilkesini hedefledik. Bunun sonucu olarak da Kaş, kültür ve alternatif turizm alanında Türkiye’de ve dünyada önemli bir çekim merkezi oldu. DETUYAB’ın savının aksine misafirlerimiz bu özelliklerden dolayı bölgemizi tercih ediyorlar. Açıklamada yer alan Kaş bölgesinde turizmin gelişmemiş olduğu iddiaları, bölgenin turizm yapısı konusunda şirketin ne denli bilgisiz olduğunu gösteriyor.

'DAHA ÇOK TURİST HALKIN GELİRİNİ YÜKSELTMEYECEK'
Açıklamada, yöre halkının turizmden sağladığı gelirin düşük seviyelerde kalmasının sebepleri arasında, yüksek gelir gurubuna mensup turistlerin bölgeye gelişinde yaşadığı güçlüklerden bahsediliyor. Yüksek gelir grubuna mensup turistlerin bölgemize daha fazla gelecek olması ihtimali, yöre halkının gelirini yükseltmeyecek. Aksine, onlara ait olanların da ellerinden alınacağı ‘her şey dahil’ sistemine ve kitle turizmine doğru bir dönüşüme yol açacak. Üst gelir grubuna hitap eden ultra lüks 5 yıldızlı otellerde ya da alt gelir grubuna yönelik daha ucuz konaklama tesislerinde her şey dahil sisteminin özü değişmiyor, yani otelden çıkmayan turistler ve şehir esnafına bir katkısı olmayan kapalı bir ekonomi. Bu, Kaş ve çevresinde yıllardır oluşturulmaya çalışılan sürdürülebilir doğa ve kültür turizmi anlayışına uymuyor" denildi.

'FİNİKE VE KAŞ YAT LİMANLARINDAKİ DOLULUK YÜZDE 85'
Projenin bölgenin tarım ve hayvancılığın yanısıra yayla ve golf turizmini geliştireceği yönündeki gerekçelerin de gerçek dışı olduğu görüşüne yer verilen raporda, özetle şöyle denildi: "Kaş Marina 700 değil 472 yat kapasitelidir. Finike ve Kaş yat limanları sezonda yüzde 80-85’lerin üzerinde doluluk oranlarıyla çalışmaktadır. Yatlar Kaş’ın turizm profilinde önemli bir yere sahiptir ve bölgenin kültür turizminde bir marka olması sayesinde yat turizmi bu seviyelere gelebilmiştir. Doluluk oranlarını olduğundan daha az göstermek, yat turizmini önemsizleştirerek havaalanı yapımına destek sağlamak ve bilinçli olarak kamuoyunu yanıltmak hedefine yöneliktir.

HAVAALANI YAPILMAK İSTENEN BÖLGE ORKİDE ZENGİNİ
Kaş topografik yapısı ile Akdeniz bölgesinin biyolojik çeşitliliğinde önemli bir yere sahiptir. Çoğunluğu maki olan bitki örtüsü, yaklaşık 30 kadarı endemik olan 500’ü aşkın bitki türüne ev sahipliği yapar. Bölgeyi bitki çeşitliliği açısından özel kılan nedenlerin en önemlisi, ülkemizde ciddi toplama baskısı altında olan 170 farklı karasal orkide türünün önemli bir kısmını barındırıyor olmasıdır. Bu türlerin çoğunluğu doğal bitki örtüsü fazla tahrip olmamış Ağullu, Çukurbağ, Pınarbaşı, Dereköy, Uğrar ve Kasaba köylerinde bulunur. Bu orkide türlerinden biri olan Kaş Likya Orkidesi (Ophrys lycia) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen ve nesli tehlike altında olan 62 kritik bitki türü listesinin en üst sırasında yer alır.

'YAŞANACAK BÜYÜK DOĞA KATLİAMININ HESABINI VEREMEYİZ'
Havaalanının projesi gerçekleşirse bu muhteşem doğal habitat zarar görecek, ekolojik denge bozulacak, yaşam alanları ortadan kaldırılan türler birbiri ardına yok olma tehlikesine maruz kalacak, çok sayıda ağacın kesilmesiyle büyük bir doğa katliamı yaşanacaktır. Geleceğimizin ipotek altına alınmasına sessiz kalırsak çocuklarımıza bunun hesabını veremeyiz. Pist doğrultusunda arazideki yükseklik farkı yaklaşık 80-90 metredir. İnşaat çalışmaları başladığında, arazide ortalama 650 metre rakıma tesviye yapılırken tüm alanı kapsayan bir kazı ve dolgu işlemi gerçekleşeceğinden, öngörülen yerin dışındaki alanların da doğal yapısı bozulacak, bölge adeta devasa bir hafriyat alanına dönüşecektir.

'SADECE İNŞAAT GETİRİSİ SAĞLAYACAK ÖLÜ BİR YATIRIMDIR'
DETUYAB, içeriği ve diliyle bilimsellikten son derece uzak, baştan sona çelişkilerle dolu, özensizce hazırlanmış bir rapor koyuyor önümüze. Yukarıda özetlemeye çalıştığımız noktalar ışığında, Batı Antalya Havaalanı projesinin sadece inşaatı yapanlara getiri sağlayacak ölü bir yatırım olduğu ortadadır. Turizmi canlandırma iddiasıyla yola çıkan ama bölgenin ihtiyaçlarını ortaya koymayı bile başaramayan bu zihniyetin turizme darbe vuracağı daha baştan bellidir. Dünya ve Türkiye ölçeğinde ‘Cittaslow-Sakin Şehir’ olma yolunda adımlar atan, sürdürülebilir turizm hedefinden uzaklaşmadan her geçen yıl bir öncekinden daha iyiye ulaşmaya çabalayan bizler, Kaş’ta Havaalanı İstemiyoruz! Ulaştırma Bakanlığı acil olarak Kaş halkına ve STK temsilcilerine proje hakkında açıklama yapmalıdır." (Ulusalkanal)

Antalya'da 3. havalimanı savaşı

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (27)

Çevre ve ulaşım. ~ 8 ay önce
Antalya'dan kaş'a ve bir çok turistik cennete, hızlı deniz otobüsü ile en fazla 30 dakika da yüzlerce turisti götürüp getirebilirsiniz. İnşaatlarla cennetleri yok etmeyin. Antalya kalkışlı deniz otobüsleriyle, katledilecek onlarca ormanın önüne geçilebilir, güzelliğin korunmasını sağlayabilir yetkililer, ama tabi büyük rant var bu işte, bazı müteahitler zengin olcak... Çözüm aramak yerine, eleştirenleri terörist ilan ettiniz. Eleştiririm kardeşim, oralar cennet, oralarda oluşacak, gürültü, hava kirliliği, alana ulaşım için yapılacak yollar vs. aklı mantığı olan insan düşünür, buralar denize kıyısı olan yerler. Neden deniz ulaşımı yapılmıyor? Feribotla, deniz otobüsüyle bu çok rahat, konforlu, hızlı ve keyifli sağlanabilir, sadece kaş için deği, tüm turistik merkezler için. buraların katledilmesi yerine, Antalya'nın kapasitesi büyültülebilir, atıl kalan binlerce kilometre kare alan boş dururken ormanları, turizm cennetlerini katletmek, bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ulusalkanal :) ~ 8 ay önce
Okumaya lüzum yok. Bunların tek uğraşı var; yaptırmamak. Yapılan hizmetlere yüz tanıyıcı koycan bunlar yararlanmycak anasını satym.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ülke ~ 8 ay önce
Ülkeyi katletmek, ensar vakıflarında çocuk tacizleri de hizmet sınıfına mı giriyor
Adaletterazisi ~ 8 ay önce
Iyi analiz yaparsan, adam ensar vakfinin yetistirdigi bir kisi degil ,o senin cok sevdigin cumhuruyetin bir bireyi
kaş lı ~ 8 ay önce
alanya bodrum esnafı cok mu iyi , havaalanları var da kaştakilerden daha mı zengin oldular. işine gelmeyen alanyaya bodruma gitsin Kaş tertemiz bize kalsın. Çekerim 3 saat yolu insan gibi memleketimi de yaşarım tatilimi de yaaprım.
AS ~ 7 ay önce
hasan akincioglu doyamadi paraya. mezara goturcek bu kadar parayi.
çelikkuş ~ 7 ay önce
Konu bambaşka üstadım ,konu şu:Dediğim dedik çaldığım düdük.Doğayı düşünen kim?
adaletterazisi ~ 7 ay önce
Önce Türkçeyi öğrenelim sonra yorum yazalım lütfen. Cumhuriyet yazılır, Cumhuriyet diye okunur.
Fizibilitesini yayınlasınlar ~ 8 ay önce
Betonun demirin efendileri yeni kurbanlar bekliyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
10 milyarlık teklif ~ 8 ay önce
İst 3 havalimanına 10 milyarlık teklif verip sonra çekildiniz, şimdi Antalya da göreceğiz gülüşünü

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000