12 Mayıs 2009, Salı 10:47:21

“BU ÜLKE BENİ TEPE TEPE KULLANMALI”

Airport TV’de Pazartesi geceleri ekranlara gelen Sefa İnan’la ‘Kara Kutu’ programı bu hafta Ali İsmet Öztürk’ü konuk etti...
  • Sen ve senin gibiler o maaşlara çalışamazsınız canım, sizin takıldığınız yerlere yetmez, dünyadan haberiniz yok, evet kahramanlar sizleri korur, siz de Boğazda kızlarla gezersiniz, hadi bakayım ikileyin...
  • Saygı duyulacak bir insan. Tebrik ediyorum.
  • Parayi bahane ediyorsun, asil sorunun kiskanclik...Sanki paran olsa onun gibi ucabileceksin...Burada yazmadan once git birazcik arastirma yap...oyle veya boyle adam bizim icin ucuyor, sahip cikalim.
  • belliki hava kuvvetlerindensin....ülke savunması için size milyon dolarlık uçakları uçurmasını öğretiyorlar... öğrenirken ve öğrendikten sonra yaşadıklarınızı, miyon dolarlık uçakları nasıl oyuncak yaptığınızı konuşmalarınızdan duyuyoruz... böyle olmasına rağmen biz size saygı duyuyoruz.. bu saygıyı hak edin ve saygı duyulması gerekenlerede saygı duyun...veya kendi dünyanızda bir kahraman olarak yaşayın ve bir kahraman olarak ölün.. gerçekler bilinmeden...

Akrobasi pilotluğunda dünyanın önde gelen isimlerinden biri olan Öztürk, ‘Kara Kutu’da yaptığı işten Türkiye’nin tanıtımına kadar bir çok konuya değindi.

Ali İsmet Öztürk; “1980’li yıllarda akrobasi pilotluğuna başladım ancak ilk başlarda çok korktum. Çünkü düz uçuşu tam olarak algılayamamışken akrobasi uçuşu yapmak beni şaşırtmıştı. Aslında dehşete düşürmüştü diyebilirim.1988 yılında ilk akrobasi uçuşumu yaptım. Ancak bu işi o dönemde Türkiye’de yapabilmek tedirginliğe neden olabiliyordu. Bazı eksiklikler vardı. Bu nedenle ABD’ye gittim. ABD’ye gitme sebebim temel eğitimi ve tekamül almaktı. 92 yılına kadar bu şekilde gitti. Ben belirli aralıklarla havacılık şirketleri kurdum. İşletmeye yöneldim, fotoğrafçılık yaptım ancak bunları bir yerde kestim ve son 10 yıldır sadece akrobasi pilotluğu yapıyorum”.

Kara Kutu - Ali İsmet Öztürk


AKROBASİ PİLOTLUĞUNA GEÇİŞ

Ben hiçbir şeyi planlayarak yapmadım. 1999 yılında ilk profesyonel uçuşumu gerçekleştirdim ve müthiş bir ilgiye neden oldu. Zaten bu işte seyirci çok önemli faktör. Bu aynı zamanda bir spordur. Parayı da bu işten kazanıyoruz. Ancak bazı eksiklikler var. Ben 2004 yılına kadar Türkiye’de uçuş yaptım. Ancak kimseden destek göremedim. Sponsor bulamadım. Yaptığım sponsor görüşmelerinde şirketler olası bir kaza nedeniyle reklam vermek gibi bir riske girmek istemediklerini söylediler. Daha sonra aynı yıl İngiltere’den bir telefon geldi. Bir dergi onlar için uçuş yapmamı istedi. İngiltere’ye gittim ve 3 yıllık bir anlaşma imzaladık. Bu anlaşmanın neticesinde 16 ülkede 3 yıl boyunca uçuş yaptım ve böylece yurt dışına da açılmış olduk. Türkiye’den destek göremeyince yurt dışına açılmak kaçınılmaz oldu. Bu iş, saygı duyulması gereken bir uğraştır. Onlar saygı duydular. 3 yıl boyunca çok güzel işler yaptık.Kara Kutu - Sefa İnan

UÇUŞLARA NASIL HAZIRLANIYOR?

Daha önce de söylediğim gibi bu bir spordur. Nasıl spor müsabakalarından önce antrenman yapılıyorsa uçuş öncesinde de antrenman yapıyoruz. Zaten bir önceki uçuş bir sonraki uçuş için en önemli idmandır. Ama kafa olarak da fizik olarak da hazırlanmanız gerekiyor. Hazırlanmazsanız bu hem sizde hem de izleyicide fark edilebilir hale geliyor. Tabi bir de işin özel hayat boyutu var. Ben evli ve çocuklu bir insanım. Ailenizden ve çevrenizdeki insanlardan mutlaka destek görmeniz gerekiyor. Benim ailem ve çevrem beni sonuna kadar destekliyorlar. Her akşam erken yatar erken kalkarım. Özel davetlere gidemiyorum ancak bu da işin cilvesi. Akrobasi pilotluğu beni sarmış durumda. Öyle ki düz uçuşu özler hale geldim. Çünkü benim uçuşum sürekli bir kargaşa içinde.

Air Show’larda 8 dakika uçuş yaptığını söyleyen Öztürk, 15 dakikalık yakıtla havalandığını ve uçağının maksimum 30 dakika havada kaldığını söyledi. Şehir dışında uçması gerektiğinde uçağın özel olarak portatif yapıldığını ve kanatlarının çıkarılarak tıra yüklendiğini ve uçağını bu şekilde başka bir şehre götürdüğünü de sözlerine ekledi.

Bu uçuşun yapılması için fiziksel özelliklerin bulunması gerektiğini ve ruhsal olarak da hazır olunmasının şart olduğunu ifade eden Öztürk; “Uçuşu yapacak olan pilotun fiziksel olarak hafif olması avantajdır. Kalbin beyne yakın olduğu durumlarda bazen beyin kan akışını kontrol edemiyor olabilir. Bu durumu ayarlamak lazım. Bunu riske edemezsiniz” dedi.

”UÇUŞU YAPARKEN YÜREĞİNİZİ DE ORTAYA KOYMAK ZORUNDASINIZ”

Kara Kutu - Ali İsmet ÖztürkUçuşlarda yapılan akrobatik hareketler hakkında bilgiler veren Ali İsmet Öztürlk; “Akrobatik hareketlerden biri ,uçağın aniden tırmanıp havada bir süre hareketsiz kalmasıdır. Bu hareket ilk olarak 1971 yılında ABD’de bir akrobat pilotu tarafından keşfedilmiştir. Bugün itibariyle onu daha da geliştirdik ve havada bir süre daha fazla kalabiliyoruz” dedi.

Bütün bunların bilgi birikimi dâhilinde olduğunu ve bir bayrak yarışı olması gerektiğini ifade eden Öztürk; “Bizde maalesef bu anlamda bayrak yarışı söz konusu değil. Bir Vecihi Hürkuş’un bilgilerine sahip olsam hiç fena olmazdı. Ancak bizim ülkemizde böyle bir şansımız yok. Ben 200 kez deneyip de yapamadığım hareket biliyorum. Bu duyguları parayla ölçemezsiniz. Dünyanın en iyi akrobasi uçağını satın alabilirsiniz ancak iş uçmaya geldiğinde o zaman yüreğinizi de ortaya koymak durumundasınız. Ben yurt dışında uçuş yapabilmek için DA sertifikasına ihtiyaç duyuyordum ancak bizim Sivil Havacılığımızda böyle bir sertifika ve eğitim sistemi yok. Bana bu belgeyi İngiliz Sivil Havacılığı verdi ve ben de ancak öyle yurt dışına çıkabildim. İşte bunların hepsi birer eksikliktir.

MOR MENEKŞE

Uçağının adının Mor Menekşe olduğunu söyleyen Öztürk, uçak hakkında da bilgileri izleyicilere aktardı: “Uçağın  motoru 6 silindirlik bir güce sahip. Bu motor bazı testlerden geçerek yüksek performansa ulaştırıldı. Ayrıca 450-500 beygirlik kapasitesi var. Bu motorla saatte yaklaşık 450 km. hız yapıyorum. Mor Menekşe çift kanatlı bir uçak. Çünkü seyirci çift kanatlı uçağı daha çok seviyor. Ayrıca bu uçakla daha fazla manevra yapabiliyoruz. Aslında çok farklı hareketler yapıyoruz. İşte bu yüzden yurt dışından teklifler alıyoruz. Herkesle aynı olsaydık tercih edilmezdik. Çok özellikli bir uçak. Yapımına 2003 yılında bizzat biz başladık ve hala eklemelerde bulunuyoruz. Eğer uçağının yapımı biterse biz de biteriz” dedi.

AKROBASİ UÇUŞLARINDA ÜLKENİN TANITIMI

Bir uçuşumda Boğaz Köprüsünün altından geçtim. Bu çok önemliydi. Çünkü uçağın bir kanadı Avrupa’da bir kanadı Asya’da oluyor. Bizim diğer ülkelerden neyimiz eksik. Burada İstanbul’u tanıttığımıza inanıyorum. Bunu bir Türk pilot, Türk uçağıyla Türkiye’de yapıyor. Türkiye’yi en iyi Türk pilotu tanıtır. Bunlar çok önemli noktalar. Ben 560 uçuş yaptım ve 16 milyon seyirci çektim. Bunların 12 milyonu Avrupalıydı. Türkiye’den parasal anlamda destek göremiyoruz ancak biz Bayrağımızı göndere çekmeye devam ediyoruz.

Belçika’da yaptığım bir uçuş sonrasında bir Belçikalı yanıma gelerek göğsümdeki Türk Bayrağına baktı ve ‘Siz Slovenyalılar çok cesursunuz’ dedi. Ben, Türk olduğumu ve o bayrağın Türk Bayrağı olduğunu söyleyince ‘Siz böyle şeyler yapabiliyor musunuz’ dedi. İşte bunlar birer eksiklik, sahipsizlik. Benim Türkiye’de bağlı olduğum bir kurum yok. Atatürk ‘Tayyareyi milletin işi haline getirin’ demiştir, ancak hala eksiğiz. Bana Avrupa’da yaptığım uçuşlar sonrası tecrübelerimi sorup bilgi alıyorlar. Ama Türkiye’de hiç kimse sormuyor. Ben Ali İsmet Öztürk, alın beni tepe tepe kullanın ki geleceğe adımlar atabilelim.

Bir uçuşum sonrasında küçük bir çocuk bana dedi ki, ‘Çok güzel uçuyorsunuz ancak ben sizden daha güzel uçacağım’ işte bunun tarifi yok. Bunu başarabilmeliyiz.

Türk Yıldızları’na da övgüler yağdıran Öztürk; “Saygı duyulması gereken bir iş yapıyorlar. Ben onları gözyaşları arasında izliyorum. Birkaç kez Air Show’larda karşılaştık. Türkiye’yi çok güzel temsil ediyorlar. F5 uçaklarıyla uçuyorlar, eğer tam donanımlı uçaklarla uçabilirlerse çok daha başarılı olacaklardır” dedi.

Red Bull Air Race’nin bir Air Show olmadığını belirten Öztürk; “Çok profesyonel ve kapsamlı bir organizasyon. Yarışma uçaklarından oluşuyor. Ben de birkaç kez Red Bull Air Race’de uçtum” şeklinde konuştu.

Son olarak uçağın gürültüsünden çıkardığı duman konusuna da açıklık getiren ünlü pilot; “Uçağın motoru 400 beygir gücünde. Gürültü çıkarması çok normal. Duman konusuna gelince, onu biz istediğimiz şekilde ayarlayabiliyoruz, onun için özel bir tuş var” dedi.

Bu işte yüreğin önce geldiğini ifade eden Öztürk, bir havayolu pilotu kadar para kazanmadıklarını ve 300-350 bin Euro bütçeyle bu işi yaptıklarını belirtirken, yapılan işe saygı duyulması gerektiğini ve sahip çıkılmasının ülkenin katkısına olacağının altını çizdi.

Kara Kutu

Programın video olarak tekrarı ilerleyen saatlerde AirportHaber'de olacak...

“BU ÜLKE BENİ TEPE TEPE KULLANMALI”

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (15)

Misafir ~ 8 yıl önce
Sen ve senin gibiler o maaşlara çalışamazsınız canım, sizin takıldığınız yerlere yetmez, dünyadan haberiniz yok, evet kahramanlar sizleri korur, siz de Boğazda kızlarla gezersiniz, hadi bakayım ikileyin...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Saygı duyulacak bir insan. Tebrik ediyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Parayi bahane ediyorsun, asil sorunun kiskanclik...Sanki paran olsa onun gibi ucabileceksin...Burada yazmadan once git birazcik arastirma yap...oyle veya boyle adam bizim icin ucuyor, sahip cikalim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
belliki hava kuvvetlerindensin....ülke savunması için size milyon dolarlık uçakları uçurmasını öğretiyorlar... öğrenirken ve öğrendikten sonra yaşadıklarınızı, miyon dolarlık uçakları nasıl oyuncak yaptığınızı konuşmalarınızdan duyuyoruz... böyle olmasına rağmen biz size saygı duyuyoruz.. bu saygıyı hak edin ve saygı duyulması gerekenlerede saygı duyun...veya kendi dünyanızda bir kahraman olarak yaşayın ve bir kahraman olarak ölün.. gerçekler bilinmeden...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000