Bu konuyu 2008 yılının Ağustos ayında yine bu sayfalarda dile getirmiş, yetkililere seslenmiştik. Demiştik ki:
Nasıl bir uçağın en önemli komponenti “A”dır ya da “B”dir diyemezseniz, bir hava meydanındaki en önemli hizmet de “Y”dir veya “Z”dir diyemezsiniz…
Havacılık bir hizmetler ve fonksiyonlar zinciridir, bu zincirin halkalarından birinin zayıflaması durumunda diğer halkalar da gücünü kaybeder. Herhangi bir halkanın zayıflaması veya kopması cana, mal zara verir, felaketlere yol açar.
Diğer taraftan hizmette başarı sadece idari, ticari, teknik, finansal kaynaklarla sağlanamaz. Tüm kaynakları başarılı kılan, yaşatan, hayat veren unsur İNSANdır. Başarıyı ortaya çıkaran, sürekli kılan insandır.
Bu nedenle havacılıkta öne çıkan bazı hizmetlerin çok iyi çalışması yeterli değildir. Görünen görünmeyen tüm hizmetlerin bütünselliği; sistemin emniyeti ve güveni için zorunludur.
Bazı hizmetler vardır; ihtiyaç duymadıkça varlığının farkında bile olmayız. Tıpkı ARFF’lar da olduğu gibi…
Belki de birçoğunuz ilk kez bu sözcüğü, SKY havayollarının uçağının, iniş sırasında bütün lastikleri patladığında duymuştunuz. Belki de Ağustos 2008 tarihli yazımızda...
Hatırlatalım: ARFF’ın açılımı, Airport Rescue and Fire Fighting “Hava Meydanı Kurtarma ve Yangın Söndürme”.
DHMİ’nin işlettiği havalimanı ve hava meydanlarında 24 saat görev yapan ARFF’ların (itfaiye) görev alanları ve detayları ICAO Annex’leriyle bağlıdır.
Hava alanlarının yangınla mücadele kategorilerine ve belirlenen standartlarına uygun olarak tanımlanan görev kapsamına giren ana hizmet alanları:
- Kurtarma ve yangınla mücadele hizmetleri ile ilgili ICAO dokümanlarını ve diğer teknik yayınları takip etmek
- Kurtarma ve yangınla mücadele ünitelerindeki tüm araçların periyodik bakım onarımını yapmak
- Pistten çıkan uçakların gerekli ekipmanlarla trafiğe kazandırılmasını sağlamak
- Uçaklarda can ve mal güvenliği sağlamak
- Radyoaktif maddelere müdahale etmek
- Uçakların iniş takımları açılmadığı zaman pistte gerekli önlemleri alarak köpükleme yapmak
- Hava alanı içinde ve yakın çevresinde meydana gelen uçak kazalarında kurtarma çalışmalarını yapmak
- Hava alanı dışında meydana gelen uçak kazalarına gereğinde destek vermek
- Herhangi bir arıza veya uçuş güvensizliği nedeniyle acil durum bildirip, mecburi iniş talebinde bulunan uçaklara kurtarma hizmeti vermek
- Bilgi vermeden ve izin almadan inişe geçen uçaklar için önlem almak
- Yasadışı eylemlere maruz kalmış uçaklar için gerekli prosedürleri uygulamak
- Şüpheli paketler, bomba ihbar ve tehditlerine karşı gerekli önlemleri almak
- Havadaki uçakta
- Yerdeki uçakta
- Doğal afetler ve yangınlarda her türlü kurtarma, söndürme faaliyetini yerine getirmek
- Ani ölüm ve kriz, bulaşıcı hastalık, toplu zehirlenme gibi sağlıkla ilgili durumlarda verilen görevleri yerine getirmek
- Uçakların yakıt ikmali sırasında hazır bulunmaktır.
Bu tanım kutsal değerler taşıyan bir görevdir. Her türlü koşulda can ve mal kurtarma görevini yerine getirmek zorundalar.
İhtiyaç duyulduğu zaman bu görevi aksaksız yapabilmeleri için fiziki ve ruhsal olarak her an hazır durumda bulunmaları gerekir. İnsani ve sosyal tarafı ağır basan, fedakârlık ve feragat isteyen bu tür hizmetlerde görev yapanların motivasyonları çok yüksek düzeyde tutulmalıdır.
Çağdaş ve akıllı yönetimlerin dikkate aldığı en temel konular:
- Bireylerin çalışma ortamından neler beklediği ve çalışanları neyin daha fazla işe motive ettiği
- Hangi çalışma koşullarının tatmin edici olmadığı ve işe karşı isteksizlik meydana getirdiğini keşfedebilmektir.
Bu bağlamda; ARFF’ların içinde bulunduğu durumun Herzberg'in motivasyon teorisi doğrultusunda bir kez daha değerlendirilmesine yetkililerin dikkatini çekmek istiyorum. Önce teorinin kısa bir açıklamasını yapalım, sonra da ARFF görevlilerinin içinde bulunduğu durumu tartışalım.
Herzberg’in teorisine göre iş yerlerinde bazı faktörler doyumla, bazı faktörler de doyumsuzlukla ilgilidir. Dolayısıyla ihtiyaçlar iki ayrı çizgi üzerinde yer alırlar. Herzberg, işin kendisine ve kişinin gelişmesine bağlı olan doyum faktörlerini, 'içsel faktörler' ya da 'motivasyon faktörleri' olarak nitelemiştir; başarı, saygınlık, iş, sorumluluklar ve terfiler bu grupta yer alırlar.
Buna karşılık işe karşı olumsuz tutumlarla ilişkili doyumsuzluk faktörlerine, 'dışsal faktörler' ya da 'hijyen faktörleri' adını vermiştir; işletmenin yönetimi ve politikaları, ücret, iş ilişkileri ve iş koşulları, bunlar arasında yer alır. Her iki faktör de toplumsal yönü ağır basan işlerde özellikle önem arz eder.
Şimdi de ARFF hizmetini canla başla yerine getiren arkadaşlarımızın hangi koşullarda görev yaptıklarına bakalım:
Hep gergin bir ortamda ve hep alarm halindeler. Ruhsal yaşantıları daima tetikte olmaktan etkileniyor. Çalışma ortamı olarak sürekli uçak gürültüsüne maruz kalıyorlar. Havalimanlarının en fazla egzoz gazları soluyan grubu… Yaz-kış konfor koşullarından uzak giysiler içindeler…
Kullandıkları araçlara baktığımızda; sadece birinin fiyatı 1.300.000 €… Bu araçları kullanmak ve bakımını yapabilmek için de sürekli eğitim alıyorlar. Araçlar periyodik bakım istiyor…
Uluslararası kurallara göre çalışıyorlar: Teknolojiyi ve değişen teknikleri yakından izlemek zorundalar. Hizmetin esası teknik ama insan davranışlarını anlamak ve sevmek onların adı konmamış görevlerinden.
Bu görevde cesaret ve sebat işin olmazsa olmazı. İnisiyatif almak, hızlı karar vermek ve uygulamak durumundalar. Saatlerin hiçbir önemi yok, yemek mi yiyorlar, uyuyorlar mı ya da “aman canım 1 dakika beklesin” gibi bir lüksleri yok. Yani feragat esas. Üstelik fiziki yetenek de son derece önemli. Bilgilerin emekli oluncaya dek taze tutulmalısı da gereklilik…
Fonksiyonel bir hizmet yapıyor olmalarına rağmen halâ sorunları çözülemedi.
Oysa diğer kurum ve kuruluşlarda bu görevi yapan personel farklı konumlandırılmış durumda..
Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Personeli, Orman Bakanlığı İtfaiyesi, M.K.E. İtfaiyesi; Genel İdari Hizmetlerde
TÜPRAŞ İtfaiyesi; Mesleki Hizmetler Sınıfında
Sabiha Gökçen Havalimanı İtfaiyesi; Teknik Hizmetler Sınıfı değerlendirilirken, DHMİ ARFF ( İtfaiye ) Personeli Yardımcı Hizmetler Sınıfında yer alıyor.
Diğer ülkelerdeki itfaiye teşkilatlarına baktığımızda: A.B.D, Almanya, İngiltere, Avusturya, İspanya, Yunanistan ve Bulgaristan da ise bu teşkilatlar meslek sınıfı olarak görülüp saygın meslekler arasında yer almaktadır.
Ulaştırma Memur Sen Başkanı Halil İbrahim Kütük, taleplerini çok net bir şekilde ifade etti: “ARFF statüsünün tanımlanmasının yapılması, içeriğinin doldurulması, mesleki gruba dahil edilmesi, görevde yükselme sınavlarına girebilmeleri amacıyla fırsat eşitliğinin sağlanması, etkinlik ve verimlilik açısından bir an önce kurum içerisinde ARFF Daire Başkanlığı'nın oluşturulması gerekmektedir.”
Lütfen bu sese kulak verin!
DHMİ yetkililerinin ve havacılık sektörünü uçuran Ulaştırma Bakanlığımızın ARFF arkadaşlarımızın sorunlarına hızla çözüm üreteceğine inancımızı yineliyoruz.