Ana Sayfa Kategoriler Yazarlar Fotogaleri Havayolu Şikayetleri AirportHaber Arşiv Künye

10 Ağustos 2009 - 00:07:30 [ Önceki Yazısı ]

Karakteri Büyüt Karakteri Küçült

Gün seni kaybedenlerin üzüleceği gündür

Palais De La Mediterranee,NICE,FRANCE Türkiye’de ki Bizzjets  Sektörü ve Sorunları Sempozyumu!...Otel lobby’si...

Çocukluk arkadaşım Metin Yeli Kaptan’ın Fransa’da Nice de olduğunu ve bir kaç gün kalacağı haberini aldığımda, Milano’daki evimdeydim. Yıllardır telefonlaşırız ama Türkiye’de görüşemiyoruz. Kendisi hep benden kaynaklandığını söyler ama bu koşturmalarımızın çokluğuyla ilgili olsa gerek. İstanbul’a  uçağım iner inmez hemen her defasında benim kısa bir kaç günde ne yaparım koşuşturmamamdan dolayı yollarımız kesişemedi.!))

Telefon konuşmasında aksam üzeri kendisiyle yemek yiyebileceğimizi ve uzun suredir görüşememekten dolayı birbirimizi en son nerde bıraktıysak ondan sonraki gecen zamanı yakalamak için konuşacağımız birçok konu olduğundan söz edip akşam da orda kalmaya beni ikna etti, bana sadece oraya kaç saatte arabamla ulaşacağımı planlamak kaldı.

SL55 AMEGE gri metalik bose setli özel aracımla, yeni keşfettiğim Vildan adlı şarkıcının “Ama Yoksun” adlı CD’i eşliğinde Nice’e ulaşmam iki saat otuz yedi dakikamı aldı! 324 km, siz hesap edin ortalama süratim kaçtı?!))

Metin Kaptan ve ekibi ile Nice merkezinde deniz kenarında ki ana cadde de hacı hacıyı Mekke de bulurmuş örneğine yakın bir şekilde buluştuk , sarıldık birbirimize..Deniz kenarında bir restoranda bir şeyler yedikten sonra ekibinden ayrılıp konuşmamıza otelin lobbysindeki barda devam ettik.

Metin Kaptanı 33 yıldır tanırım, uçuş okuluna beraber başlamıştık. Beni en iyi tanıyan arkadaşlarımdan biridir, kendisini de bütün Business Jet marketi tanır, profesyonelliği ve çalıştığı şirketlere sadakati, dürüstlüğü ile herkese örnek yapısı olan kendine özel biridir. Bu hayat denilen surecimizde kendine özel bir yer yapmış nadir insanlardandır Metin Kaptan.
Birbirimizle görüşemediğimiz zamanı biraz olsun yakaladıktan sonra Metin bana ortak arkadaşlarımızdan yine yıllarca Business Jet sektöründe çalışmış bu sektörün önemli isimlerinden olan Haşim SENOGUL Kaptan’ın son günlerde yaşadığı sağlık sorununu ve bununla kalmayıp isinden çıkartılması ile ilgili iki stresi beraberce nasıl yaşadığını anlattı!

Haşim Kaptan’ın son sağlık muayenesinde ortaya çıkan kalbindeki ritim bozukluğundan dolayı bir suredir raporlu olduğunu, doktorlar tarafından bu olgunun gözlemlenmesi gerektiğinden uçmaması, dinlenmesi için rapor verilirmiş. Rapor bitimi sonucunda olayın nedenine karar vereceklerini söyleyerek, bu süre zarfında uçamayacağını da söylemişler. Çalıştığı şirkete sağlığıyla ilgili bu durumu bildirdiği halde, isine gelmediği gerekçesiyle isinden çıkartıldığını, raporlu olduğu sure içinde geri çağrılarak bu durumun kendisine bildirildiğini anlattı.

Bu üzücü haberi duymak, bana yine ülkemizde sivil havacılık çalışanlarının birçok konuda olduğu gibi sağlık problemleri konusunda da korunmasız olduğunu, sağlıkları olduğu surece her şeyin yolunda olduğu, sorun çıktığında işverenlerce nasılsa işimize yaramaz kısa yoldan kurtulalım, yerine birini nasılsa buluruz mantığını güden bir anlayışın olabildiği gerçeğini bir kez daha yaşattı.

Ertesi sabah Nice’den ayrılmadan önce ilk işim, Haşim Kaptanı aramak, öncelikle geçmiş olsun dilemek, sonrada yasadığı stresi bir meslektaş olarak paylaşmak oldu. Haşim Kaptan çok üzgündü! Yaklaşık bir saat konuştuk. İtalya’ya dönerken arabamda konuştuklarımızı tekrar düşündüm.

Haşim Kaptan yıllarca Türkiye’nin önemli VIP statüsündeki Başbakanlarını, Bakanlarını, iş adamlarını uçtukları her yere güvenle uçurdu ki kendi esi ameliyat masasında iken bile uçtuğuna şahit olmuştum bir uçuşunda!

Gecen yıl Genova’da buluşup yemek yediğimizde, yaptığı telefon konuşmasında eşinin o sabah uçuşa başlamadan ameliyat olduğunu duyunca, hayret etmiştim. Neden yanında olmadığını sorduğumda, CEO’nun sadece onunla uçmayı istemesinden diye anlatmıştı!.

Haşim Kaptan ayrıca birçok genel havacı pilotu da yanında uçurarak yıllarca onlara öğretmenlik yapmış, o genç uçuculara kaptanlık vermiştir, yanında çalışanlara tecrübelerini devamlı aktarmıştır.

Yıllarca Türkiye’deki havacılığı dışardan gözlemlerken en ilginç gelen konulardan birisi; ülkemizdeki Bussines jetlerin sektörü ve onların kontrolsüz yayılmaları olmuştur.
Kitleleri etkileyen bir Politik lider, kendi çabalarıyla ve basarili ekibiyle yıllar suren bir başarıyla dünya piyasasında yeri olan bir imparatorluğu yöneten iş adamları, yanlarında çalıştırdıkları kişileri en iyi eğitimi almış, tanınmış diplomalı okulları bitirmiş bir kaç dil bilen tecrübeli kişiler arasından eleyerek seçtikleri halde; kendilerine önce araba galerisinden araba alır gibi amaçlarına uygunluğunu yeterince araştırmadan özel jet uçakları seçmişler,sonra aradan iki yıl geçmeden yanlış secim yaptıklarını anlayınca yenisiyle milyonlarca dolar vererek,bazen yine pilotlarının tecrübesiz olduğu bir başka modele geçmişlerdir.

Bu durum, pilotlarının ne olsa uçururuz diyen kişiler olduklarını sandıklarındandır! Oysa o uçaktaki taşınan hayat kendi hayatlarıdır! Kendi hayatlarını da bir saatlik bir uçuş için bile olsa yeterince deneyimli midir diye hiç düşünmeden, ayni titizlikle araştırmadan tesadüfi buldukları pilotlara teslim etmişlerdir!

Titizlikle seçilen deneyimli kişiler onlar için karar verirken, bazen saatlere ihtiyaç duyarken, onları uçuran pilotların saniyelik kararlarla onların hayatini etkileyen kararlar verdiği gerçeği üzerinde hiç durmadan tesadüfi pilot seçimlerine yönelmişlerdir! Hiç havacılık deneyimi olmayan elemanlarını Genel Müdür bile yapmışlardır! Bu gerçekten trajik komik bir gerçektir ülkemizde!

Milyonlarca dolar verip aldıkları modern uçakları uçuran pilotlarını sadece tavsiye üzerine veya sadece tesadüf üzerine ise almışlar onların kapasitelerini hiç mi hiç araştırmamışlardır. İngilizceyi yeterli bilirler mi? Uçtukları uçakla tecrübeleri nedir, dünyanın nerelerinde uçmuşlardır, çalıştığı kişilerle uyumlu mudurlar, hatta ve hatta onlara eğitim veren yurtdışındaki kuruluşların eğitmenlerinden onların kapasiteleri hakkında bilgi bile almamışlardır!

Bu günlerde kulak kabartırsanız gittikleri simulatör uçuşlarından yeterli olmadığı raporunu alan pilotları ve bunların yetiştirdiği ayni kalibrede pilotların isimlerini, uçtukları şirketleri bile öğrenirsiniz ki bunlar şimdiye kadar pilotlar arasında saklanabiliyordu bir şekilde Türkiye’ye ulaşmadan. Çünkü dikkat ederseniz pilotlar diye yazıyorum.

Bir Business Jette bile bir kaptan bir firstofficer yani ikinci pilot vardır. Oysa Türkiye’de herkes kaptan statüsünde, aldıkları maaş nedeniyle, aslında simülatör uçuşlarında kaptan olarak kontrol edilmeleri gereklidir ve buda doldurulan yeterlilik formunda oradaki eğitimi veren kontrol pilotu tarafından belirtilmelidir. Simülatörde basarız olunca oradaki birime zaten ikinci pilot diye söylenip oradan geçer kağıdı alındığı da bilinen yöntemlerden biri! Ne yazık ki özel uçaklarındaki pilotlara hayatlarını emanet eden işverenler, uçtuğu uçağın İngilizce kitaplarını gerekli uluslar arası dokümanlarını bile okuyamayan pilotlarla ucanlar hatta o pilotun bir önceki şirketinde hangi şartlarla çalıştığını bile araştırmadan işe aldıklarından bile habersizdir.

Sanmaktadırlar ki o ekip onları dünyanın her yerine uçurur! Hiç kafa yormazlar, ya bu pilotun yaşı bu, nerde edindi bu tecrübeyi, ben yarin New York’a gitmek istesem gider miyim? Veya Insbruck’a  kayak için gitsek? Bu gün bazı önemli havayolları şirketleri bile tarifeli uçtuğu yerlere pilotlarını defalarca eğiterek gönderebiliyor! Ama Business de ucan her pilot tecrübesi olsun olmasın her yere uçuyor! Nasıl bu kadar hayatınızla kumar oynayabiliyorsunuz sayın yöneticiler, Executiveler, liderler? Zaten ayda 20 saat anca uçuyorsunuz? Pilotlarınız nasıl eğitimli kalıyor?

Flight simülatör oynayarak mı boş zamanlarında? Eğer kaptanınız birde deneyimli değilse bir düşünün derim? Nerden baksanız Turkiye şartlarındaki pilotların kaynağı ve tecrübeleri açıkça bellidir.

Bugün bu iletişim şartlarında pilotların eğitim ve tecrübelerini öğrenmek beş dakikalık bir  sureyi kapsar oysa! İngilizce yeterlilik sınavından geçmiş olmak bile artik dünyaca aranan bir lisans zorunluluğudur. Bir araştırın bu gün havayolu şirketleri pilotlarının çoğu bile bu sınavı yerine getiremezken, özel şirketlerde nasıl acaba? İngilizce sınavı yok, kişinin kendi sertifikası da yoksa nerden öğrendi bu İngilizceyi? Kapalı carsıda mı?

Oysa her uçtuklarında olası bir ariza, hava şartları gibi riskler hep hazırda bekliyorken, bunları tesadüfi deneme sinema ile öğrenen pilotlarla ucan ve onların tecrübesizliklerinden dolayı yanlış değerlendirmeleri sonucu olan bir kaza da o kurdukları imparatorluk, politik liderlik saniyenin onda biri gibi kısa bir surede kendileriyle birlikte yok olacaktır! Gecen kış bunun en acı örnekleri yaşanmadı mı ülkemizde?

Business Jet sektöründe ülkemizde ucan kendini marka haline getiren kaptanlar bellidir. Ne yazık ki sayıları da sayılacak kadar azdır.

Haşim SENOGUL Kaptan sektördeki bu kaptanlardan biridir. Bu kadar yıllık tecrübesi ile şirketinin bulunmaz bir birim yöneticisi olarak değer görmesi gerekirken, yıllarca hayatini Haşim Kaptanın kaptanlığına emanet eden Executive birimi ona bir şans bile vermeden zor gününde sağlık nedeniyle raporlu olduğu halde, ise gelmiyor diyerek  hakkında yanlış ve haksiz değerlendirmeleri yönetime yansıtan iş arkadaşı ve havacılık deneyimi olmayan bir çalışanını dinlemeyi uygun görmüştür! Kararları yerde almak çok kolaydır, caninizi emanet ettiğiniz çalışanınız hasta, siz başkalarına onu soruyorsunuz kendine sormak varken! Düşünülünce ACIDIR!

Merak ettiğim, bu ve bunun gibi kuruluşlar, bundan sonra geride kalan uçmayı tercih etmedikleri pilotlarına nasıl güvenecekledir, hele yeni bir uçak alımı aşamasında olunduğu su sıralarda? Bir başka şirketin Sözde kaptan pilotu daha geçenlerde yeni alınan uçağı uçuramayacağı raporuyla eğitime gittiği kuruluştan geri gönderilmiştir! Eski uçtukları uçağın benzeri bile olmayan bir uçağın kursuna gidip döner dönmez hemen VIP birini alıp A dan B ye taşıyacaklar!! Dünyada örneği yok!

Yanıltılmaya izin vermeyin sayın Executiveler, gerçekleri öğrenmek çok vaktinizi almaz, hayatiniz söz konusu!! Lütfen bilenlere danışın! Hatta ben karşılıksız bu konuda yardim etmeye, yönlendirmeye hazırım sizleri, eğer sizler islerinizle çok doluysanız bu konuyla ilgili birimlerinizi görevlendirin, kültürümüzün sembollerinden biri olan hatırı olan bir Türk kahvesi karşılığında zamanımı seve seve veririm!.. Ben milliyetçiliğimin bilincine 25 yıldır yurt dışında bu sektörde çalışmayla ulaştım, yanlış kişilerin yanlış yönlendirmelerden ülkemiz yıllardır her sektörde olduğu gibi havacılıkta da çok zarar görmüştür, görmektedir!

Aktarılamayan bilgi ve tecrübenin sahibine yararı olmaz! Ülkemiz bu konuda da başka acılar, zararlar yaşamasın.

Sayın VIP uçak sahipleri, kullanıcıları eğer uçtuğunuz özel uçağınızın ekiplerine hayatınızı imparatorluğunuzu emanet ediyorsanız, hayatınızın diğer kararlarında da yaptığınız gibi araştırın,en iyilerini bulun, bu işe en uygun olanlarını filonuzda isteyin. Onların da tecrübelerini araştırın, yurt dışında eğitime gönderdiğiniz kuruluşlardan pilotlarınızın kapasitelerini gösteren raporlar isteyin, Kaptanlık ve ikinci pilot sistemiyle çalışın, iki kaptan bir first officer ile uçmaktan kâr edersiniz ama iki kaptanla uçak uçurmak acil karar vermede riskli bir durum yaratacağından havayolu şirketlerinde bile gerekmedikçe uygulanmaz!

Kaptanlar daima uçağın sol koltuğunda uçarlar, oradan uçağı yönetirler. Unutmayın kaptanlar sizin için en kısa zamanda karar veren executivelerdir ve herkes KAPTAN olamaz! Bu sektörde özel uçaklarınıza en uyumlu kaptanları, pilotları bulan, onları sizin için kontrol eden, uçaklarınızı en ekonomik işleten deneyimli hava taksi isletmelerine yönelin.

Her Kaptan her pilotla istediğiniz her yere doğru özel uçağınızla uçarsınız ama her seferinde sağ salim ulaşır mısınız? Lütfen bir kez daha düşünün!

Haşim Kaptan biliyorum ki pazartesi sonuç için sağlık kontrolüne gireceksin, dilerim buluntuların sadece kuruntu olarak çıkar! Seninle yeni çalışacak şanslı doğru şirket eminim seni dört gözle kadrolarında olman için bekliyordur! Gün seni kaybedenlerin üzüleceği gündür.

Dostlukla, doğrulukla...

Facebook Twitter Digg Stumble
Bu haber toplam [ 20057 ] defa okundu. Habere toplam [ 35 ] yorum yapıldı.
 
[ Yazdır ] | [ Yorum Gönder ] | [ Başa Dön ] | [ Önceki Yazısı ] |

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Diğer Yazarlar

Sefa İNAN
sefainan@gmail.com

DİKKAT EDİN, FENA DAYAK YERSİNİZ..!
Geçtiğimiz günlerde, Fatih Sofular Caddesinde oturan annemi ziyarete gittim... Vatan Caddesinden Aksaray’a gelip, Sofular’a sapan kavşağı döndüğümde karşıma; aynı sokakta yan yana dizilmiş 8 ...
Ali KIDIK
info@airporthaber.com

Havacılar 'HAYIR'cı mı?
Önümüzdeki hafta Türkiye'de herkes nefesini tutup siyasetin kısır çekişmesinin ve düellosunun sonucunu bekleyecek. Amerika'da, Avrupa'da bu tip oylamalar için yazarlar, sanatçılar, işadamları ve sivil toplum örgütleri renklerini belli ederler. ...
Korhan Oyman
koyman@fit.edu

YABANCI PİLOT POLEMİĞİ
Yabancı pilot istihdamı tamamen ticari bir meseledir ve tüm dünyada alt yapı hızı gelişme hızının altında seyrettiği durumlarda cankurtaran görevi icra eder. Türkiye’de bir istisna değildir. Nasıl ki basketbolcu, futbolcu, büyük otellere şef, özel okullara İngilizce öğretmeni ithal ediyorsa...
Oya Torum
torumoya@hotmail.com

Anasına Bak Kızını Al, Kültürüne Bak Kurum Al!
Atasözlerinin, deyişlerin günün koşullarını ne kadar yansıttığını tartışırım. Çünkü, bazı deyişler var ki bırakın tekrarlamayı, kullanmayıp yeni nesillere de öğretmemek gerekir. Örneğin; “her koyun kendi bacağından asılır&r...
Murat Herdem
mherdem@airporthaber.com

BORAJET BİR VAR BİR YOK OLMASIN!
Borajet’in, bölgesel hava taşımacılığına başlamadan önce birçok konuda yanlış yaptığını bizimle birlikte birçok kişi defalarca ve ısrarla dile getirdi. Borajet’in uçuşlara başlamadan önce yeterli tanıtım yapamadığı, uçuş yapmayı ...
Tevfik UYAR
tevfik.uyar@airporttv.tv

AB ORTAK FİLOSU
Avrupa Birliği’nin nihai amacının er geç politik bir birliğe erişmek, birgün ‘Avrupa Birleşik Devletleri’ni’ tesis etmek, ancak bunun önündeki en büyük engelin de ekonomik zorluklar olduğu aşikar. Yunanistan’ın ekonomisinin &cc...
Tasarım & Programlama Airport Media Group Bilişim Bahadır Bilal BIYIK webmaster@airportmediagroup.com
© Copyright 2005 - 2008 Airport Media Group AirportHaber bir Airport Media Group projesidir.
AirportHaber | Ucuyorum Forumları | AirportKariyer | Airport TV | Havayolu Şikayetleri