27 Aralık 2012, Perşembe 08:00:06

TÜM İLGİLİLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesi sonucu 2 subayımızın şehit olduğu olayla ilgili yeni bir gelişmeler yaşanıyor...
  • Askerlik ve polislik boyle bir sey once vatan millet diyerek kullanirlar sonra kim vurduya gidersin. Yillar once tanidigimiz bir muvazzaf kim vurduya gitti. Devir cok farkliydi ailesi sesini bile cikartamadi. Simdi durum daha farkli insanlar en azindan yok yere olen evlatlarinin hesabini soruyor. Intihar eden astsubay kizimizin aileside feryatta. 5-6 kisi meslekten atilmis bir cana karsilik. Ne oldugu belli degil. Rezillik diz boyu. O kibar konusan beyefendilerin kendi cocugu olmedi tabi. Polislikte farkli degildir. Cocugunu polis veya asker yapan tekrar tekrar dusunsun.
  • Helal olsun her vatandaş gibi sizin de hakkınızı arama hakkınız var arayınız, kimse sorumlusu çıksın ortaya

Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesi sonucu şehit olan Pilot Yüzbaşı Gökhan Ertan ile Pilot Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un ailelerinin avukatı Mehmet Katar, uçağın düşürülmesinde ihmal ve kasıt şüphesi bulunduğu gerekçesiyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bahçelievler'deki hukuk bürosunda, şehit Pilot Teğmen Aksoy'un babası Osman Aksoy ile gazetecilere açıklama yapan avukat Katar, 22 Haziran 2012'de Malatya'dan kalkan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait RF-4 tipi askeri uçağın, Doğu Akdeniz'de, uluslararası hava sahasında Suriye devleti tarafından yapılan askeri müdahaleyle düşürüldüğünü ve içindeki subaylar Ertan ile Aksoy'un şehit olduğunu hatırlattı.

Olayın, Suriye devletinin yaptığı haksız bir saldırı olarak görüldüğünü belirten Katar, şunları söyledi: "Ancak olay sonrasındaki açıklamalar, ulusal ve uluslararası basında yer alan olayın arka planı ile perde arkasına dair farklı iddialar içeren çok sayıda haber ve olayın oluş şeklinde dikkati çeken mevzuata ve mantığa aykırı birtakım unsurlar, bu olayın yalnızca Suriye devletince gerçekleştirilen haksız bir saldırı olmadığını, aynı zamanda şüphelilerin ve soruşturmayla tespit edilecek diğer ilgili kişi ve kurumların ağır kusurları hatta kasıtları neticesinde gerçekleştiği, dolayısıyla suç işlendiği yönünde ciddi şüpheler barındırmaktadır."

Avukat Katar, olay sonrasında yetkililerden tatmin edici açıklamalar yapılmadığını, açıklamaların çelişki yarattığını ve basında ortaya sayısız iddia atıldığını söyledi.

Halen uçağın ne amaçla uçtuğu, görevinin ne olduğu, olayın nasıl gerçekleştiğine dair somut bir açıklama yapılmadığını öne süren Katar, olayla ilgili akılda kalan soruların yanıtlanması için kapsamlı bir soruşturma yapılması gerektiğini vurguladı.

Yeni hava savunma sisteminin test edildiği iddiası

Bir iddiaya göre, MİT ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın, yeni geliştirilen bir hava savunma sistemini ve mobil bir radarı test etmek amacıyla uçuşlar planladığı ve icra ettiği, olayın da bu icra sırasında gerçekleştiğinin söylendiğini aktaran Katar, öncelikle bu iddianın araştırılması gerektiğini belirtti.

Katar, şöyle devam etti: "MİT Sinyal İstihbarat Başkanlığı, elektronik istihbarat toplama
kabiliyetinin artırılması çalışmaları kapsamında 'ELINT' adı verilen bir sistem geliştirmiştir. Bu sistemin gerçek hedeflere yönelik performansının, sistemin kurulu olduğu bölgede test edilmesi amacıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait askeri uçakların içinde bulunduğu bir çalışmaya ihtiyaç duyulmuş ve bu hususta çalışmalara başlanmıştır.

21 Haziran 2012'de 182. Filo'ya ait 2 adet F-16, planlanan uçuşu gerçekleştirmiştir. Ertesi günkü uçuş ise Malatya'da 173. Filo'dan görevlendirilecek 2 adet RF-4 ile gerçekleştirilecekken, görevin taşıdığı risk ve yeterli pilot, personel sağlanamaması nedeniyle önce uçuşun iptali teklif edilmiş, sonrasında yapılan ayarlamayla uçak sayısı 1'e düşürülmüş, içinde şehit pilotlar Ertan ve Aksoy'un bulunduğu RF-4, uçuşu gerçekleştirmek için havalanmış, netice olarak olay meydana gelmiştir."

"MİT yetkilisinin, 'alçak irtifada uçsun' talimatı"

Yaptığı araştırmada, keşif uçağının uçacağı koordinatların MİT yetkililerince ısrarla 173. Filo'dan istendiğini ve bu yetkililerin filoya, keşif uçağının alçak irtifada uçurulması talimatını verdiği bilgisiyle karşılaştığını iddia eden Katar, 173. Filo görevlilerinin bu talebe karşı çıktığını ancak koordinatların mesajla MİT'e ulaştırıldığını öne sürdü.
Yetkililerin olay sonrasındaki tutumlarının ailelerin acısını artırdığını belirten Katar, "Halen şehit subayların ailelerine olayla ilgili somut bilgi, uçuş görevi, olayın ne şekilde ve kimler tarafından gerçekleştirildiği, ölüm nedenleri gibi konularda bilgi sunulmamış, istenildiği halde otopsi raporu bile ailelere verilmemiştir" dedi.

Avukat Katar, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'nca olayla ilgili başlatılan soruşturma dosyasına, 19 Aralık 2012'de şehit pilotların aileleri adına müdahil olma talebinde bulunduklarını kaydetti.

Özel yetkili Malatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'ne de 21 Aralık 2012'de, olayda ihmal ve kasıt olduğu gerekçesiyle Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Erten, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, MİT'te görevli Yarbay Atınç Özkaya ve varsa diğer ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduğunu kaydeden Katar, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını amaçladıklarını söyledi.

Şehit babasından Erten'e mektup
Bu arada, şehit pilotlardan Teğmen Aksoy'un babası Osman Aksoy, 22 Aralık 2012'de Hava Kuvvetleri Komutanı Erten'e mektup faksladığını ve faksın alındığına dair kendisine dönüş yapıldığını kaydetti.

Baba Aksoy'un mektubunda şu ifadeler yer aldı: "Evladım kutsal vatan görevi için şehit oldu olmasına ama oğlumu kaybetmeme ihmaliniz neden oldu. Yaptığınız açıklamalar hiç tatmin edici değil. Oğluma neden Suriye'nin yakınından geçen bir görev verdiniz, neden onu korumadınız? Bir kez olsun bizi arayıp sormadınız."

Mektubunda, sorumluların cezalandırılmasını isteyen Aksoy, "Adalet istiyorum. Sizi ve diğer komutanları hiçbir şekilde affetmiyorum" ifadesini kullandı.

TÜM İLGİLİLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Facebook Yorum

Yorumlar

Askerlik polislik ~ 4 yıl önce
Askerlik ve polislik boyle bir sey once vatan millet diyerek kullanirlar sonra kim vurduya gidersin. Yillar once tanidigimiz bir muvazzaf kim vurduya gitti. Devir cok farkliydi ailesi sesini bile cikartamadi. Simdi durum daha farkli insanlar en azindan yok yere olen evlatlarinin hesabini soruyor. Intihar eden astsubay kizimizin aileside feryatta. 5-6 kisi meslekten atilmis bir cana karsilik. Ne oldugu belli degil. Rezillik diz boyu. O kibar konusan beyefendilerin kendi cocugu olmedi tabi. Polislikte farkli degildir. Cocugunu polis veya asker yapan tekrar tekrar dusunsun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bra ~ 4 yıl önce
Helal olsun her vatandaş gibi sizin de hakkınızı arama hakkınız var arayınız, kimse sorumlusu çıksın ortaya

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000