12 Nisan 2010, Pazartesi 10:51:58

KAZA İÇİN NELER SÖYLEDİLER?

İşte Türkiye Sivil Havacılık Akademisi'nin Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski ve beraberindeki 96 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili görüşlerini belirttiler... Peki, Akademi üyeleri neler söyledi?
  • Yalvarırım yapmayın elin Polonyalısının uçak kazasınıda kendi uçak kazalarımıza benzetmeğe çalışmayalım. Kaza Rusyada olduğuna göre Rus Sivih havacılığı bu işin altından aslanlar gibi kalkar. Biz burnumuzu bu uçak kazasına da sokarsak uçak kaza yaptığına pişman olur. Bilgi kirliliği yaratarak dünya savaşı çıkmasına bile neden olabiliriz. En iysimi herkes kendi uçak kazasıyla uğraşsın
  • Havacılıkta ne zamanki kurallar zorlanmıştır. Facia bağıra bağıra gelmiştir. Tipik bir pilot hatası. Türkiyede olsa pilota baskı yapıldı hatta gelip evden zorla alıp uçuşa gönderildi vb yalanlar veya SHGM'nin yaptığı denetimde postholderlerin alması gereken yönetici eğitimi eksik olduğu için pilot uçağı pist yerine tarlaya indirmiştir diğe kendisini allahtan eden binlerce insan ortaya çıkardı en iyisi bizim meşhur bilir kişimizi oraya göndermek
  • Kaza-kirimda esas olan sucluyu bulmakta degildir. Kamuoyu bilgilendirilmek gercekten isteniyor ise, birgun icinde gazateden okunan ve goruntulu basindan alinan haberler ile yorum yapilmak yerine, biraz beklenip guzel bir rapor hazirlanabilir. Eminim ki Akademide bunu yapacaktir. Yapabilecek kapasitededir. Bir-iki sayfaden ibaret olmayan Turkce dilinde yazilmis kaza-kirim raporlarina hepimizin ihtiyaci vardir. Tercume edilmis degil, Turler tarafindan yazilmis bizim bizim bakis acimiz olan crm i biizxm anlatigimiz mesela..Iyi calismalar akademiye ve herkese...
  • Birde kamuoyu hicbir sey bilmiyor, bilgisiz kaliyor gibi amaclar ile kaza-kirim yapilmamalidir. Kaza-kirim sonuclari dogru olmasi, daha sonra olusabilecek kazalarin onlenmesinde birincil onem arz eder. Hatali bir tespit yapip kamuoyunun haberder almasindan, 2-3 yil kamuoyunun bilgisiz kalmasi yeglenir ve dogru bulgulara ulasilmasi uluslararasi kaza-kirim otoritelerinin ve uzmanlarinin amacladigi en onemli seylerdir. Kaza-kirim i kamuoyunu bilgilendirmek icin degilde daha sonraki kazalarin onlenmesi icin yapan ulkeler ve otoriteler bunun ne kadar onemli oldugu sonucuna varmaktadirlar.

İşte elim kazaya ilişkin görüşler...

Ünal Başusta:
Wall Street Journal’a göre, Rus-Gürcü çatışması sırasında Başkan Kazanski, Güney Osetya konusunda destek vermek için Gürcistan’a uçtuğu sırada, plânlı olmayan bir yere iniş emri vermiş, pilot bunun tehlikeli olduğunu söyleyerek kibarca reddetmiş ve uçakta Başkan’ın (otorite) kendisi olduğunu söylemiş. Başkan inişten sonra bu konudaki öfkesini dile getirmiş ve gideceği yere uzun bir otomobil yolculuğuyla varabilmiş. Son uçuşta (muhtemelen başka bir pilotun) kumanda ettiği uçak, Başkan’ın sisli meydana iniş talimatına uymuş olabilir...

Başusta, uçağın geçen Aralık ayında tümüyle modernize edildiği bilgisini de vermekte. Ama kişisel kanaati olarak “Uçak batı yapımı, hava alanı tam donanımlı ve pilot bunları kullanacak düzeyde eğitimli olsaydı bu kaza olmazdı” şeklinde not düşmekte.

Engin Aksüt: Euronews’e göre, 1960’larda dizayn edilmiş Tupolev’lerin sıfır görüş koşullarında inebilme kolaylıkları yoktu. Pilot, VIP yolcuların iniş baskısını hissetmiş olmalı. Amerikan TV’leri de uçağın tüm teknik sistemlerinin yenilendiğini, ancak bir askeri üs olan Smolensk meydanında ILS olmadığını, tüm Rus askeri uçaklarının kullandığı eski SP-50 sisteminin bazen işe yaradığını (!) söylemekte. Ancak tümüyle yenilenen uçakta (glass cockpit ile birlikte) SP-50 sisteminin muhafaza edilmesi mümkün görülmemekte.

Bu kaza, Van ve D.Bakır benzeri bir CFIT (controlled flight into terrain) kazasına benzemekte. Avrupa havayolu şirketlerinin operation manuellerinde şöyle bir ibare vardır: "Düşük görüş veya elverişsiz hava şartlarında yapılan 2 yaklaşmadan sonra hava durumunda inişi sağlayacak bir düzelme olmadıkça 3. yaklaşma yapılamaz!" Bu SOP, pilotların gereksiz şekilde iniş ISRAR'ının önlenmesi için düşünülmüş bir prosedürdür. Sonuç olarak, pilot ATC’nin uyarılarını dinlememiş; yoğun sis altında 3 kez pas geçişten sonra 4. yaklaşmanın yarattığı stres altında ve uçağın navigasyon sistemine uygun olmayan bir yaklaşma sisteminin ya yanlış, ya da hiç kullanılmamasından dolayı yaklaşma hattının altına inilmiş ve uçağın ağaçlara, sonra da yere çarpmış olduğu söylenebilir!

Dr. Abdullah Öksüz: İnsan faktörü ve Stres nedeniyle olduğunu düşünüyorum.

Sefa İnan: Devlet başkanının uçağı olması nedeniyle bu uçağın bakımlarının zamanında ve eksiksiz yapıldığını düşünüyorum. Ayrıca son yaklaşmaya kadar her hangi bir arıza işarı almamış ve kuleye emergency deklere etmemiş bir uçağın 3 defa pas geçmesi, 4. defa da ağaçlara çarparak düşmesi teknik bir arızadan kaynaklanma yüzdesini düşük tutmakta.

Sanırım pilotlar 2 defa pas geçtikten sonra bu pisti zorlamayı düşünmemişlerdir. Bizim Diyarbakır, Van kazaları gibi bir durum söz konusu. Ayrıca ilgili meydanda ILS olmaması, bu sisli havadaki kazada önemli rol oynamıştır.

Uçağın VIP olması ve belki de yolcuların yetişecekleri törene geç kalma riskleri, pilotu bu 3 kere pas ve 4. kez inişi denerken düşmesinde psikolojik etkilenmenin ve yapılmaması gerekenleri yaparak, bir nevi kendine güvenin kurbanı olduğunu düşünüyorum.

Pilota "Hay allah buraya inemezsek çok geç kalırız, ne yapacağız şimdi" gibi söylemlerin pas geçerken mutlaka Devlet yetkilileri veya yardımcıları tarafından söylendiğini ve pilotun tahrik edildiğini düşünüyorum. 

Dr. Muzaffer Çetingüç: Esenboğa (1983), Van (1994) ve Diyarbakır (2003) kazalarının bir kopyasıyla karşılaştık: Sis, ILS yokluğu, kulenin iniş için olumsuz uyarıları, pilotun inişten vaz geçme kararsızlığı ve CFIT... Polonya uçağında Devlet Başkanı’nın törene yetişmek için pilota iniş baskısı yapmış olma ihtimali yüksek görünüyor. Çünkü “O bunu daha önce de yapmıştı...” Baskıyı yapan belki Devlet Başkanı değil, uçakta bulunan Genelkurmay Başkanı’dır bilmiyoruz. Sonuçta ‘bir şey olmaz’cılık anlayışı işlemiştir ki bu bazen pilotta, bazen de otorite durumundaki kişilerde görülebiliyor. Buna yakın bir kavram da, “Eve Dönüş Sendromu” dur. Uçuşun bitmesine ve varacağınız yere inişinize birkaç dakika (1,5 km) kalmış iken, yüzlerce km. ötedeki bir başka meydana gitmenin ve oradan karayoluyla dönmenin sıkıntısı, sadece Devlet Başkanının veya pilotun değil, uçaktaki hostesin kafasında bile, “birazcık risk alarak bu cefanın bitmesi” düşüncesini getirebilir. Sonun başlangıcı budur; zorlayıcı arzular insanı psikolojik olarak körleştirebilir. Pilotun kulenin uyarılarını dikkate almamakla başlayıp, otoritenin direktifine direnememekle veya kendi duygularına yenilmekle devam eden bu süreç CRM kapsamındadır diye düşünüyorum...
 

KAZA İÇİN NELER SÖYLEDİLER?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (23)

Misafir ~ 7 yıl önce
Yalvarırım yapmayın elin Polonyalısının uçak kazasınıda kendi uçak kazalarımıza benzetmeğe çalışmayalım. Kaza Rusyada olduğuna göre Rus Sivih havacılığı bu işin altından aslanlar gibi kalkar. Biz burnumuzu bu uçak kazasına da sokarsak uçak kaza yaptığına pişman olur. Bilgi kirliliği yaratarak dünya savaşı çıkmasına bile neden olabiliriz. En iysimi herkes kendi uçak kazasıyla uğraşsın

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Havacılıkta ne zamanki kurallar zorlanmıştır. Facia bağıra bağıra gelmiştir. Tipik bir pilot hatası. Türkiyede olsa pilota baskı yapıldı hatta gelip evden zorla alıp uçuşa gönderildi vb yalanlar veya SHGM'nin yaptığı denetimde postholderlerin alması gereken yönetici eğitimi eksik olduğu için pilot uçağı pist yerine tarlaya indirmiştir diğe kendisini allahtan eden binlerce insan ortaya çıkardı en iyisi bizim meşhur bilir kişimizi oraya göndermek

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Kaza-kirimda esas olan sucluyu bulmakta degildir. Kamuoyu bilgilendirilmek gercekten isteniyor ise, birgun icinde gazateden okunan ve goruntulu basindan alinan haberler ile yorum yapilmak yerine, biraz beklenip guzel bir rapor hazirlanabilir. Eminim ki Akademide bunu yapacaktir. Yapabilecek kapasitededir. Bir-iki sayfaden ibaret olmayan Turkce dilinde yazilmis kaza-kirim raporlarina hepimizin ihtiyaci vardir. Tercume edilmis degil, Turler tarafindan yazilmis bizim bizim bakis acimiz olan crm i biizxm anlatigimiz mesela..Iyi calismalar akademiye ve herkese...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Birde kamuoyu hicbir sey bilmiyor, bilgisiz kaliyor gibi amaclar ile kaza-kirim yapilmamalidir. Kaza-kirim sonuclari dogru olmasi, daha sonra olusabilecek kazalarin onlenmesinde birincil onem arz eder. Hatali bir tespit yapip kamuoyunun haberder almasindan, 2-3 yil kamuoyunun bilgisiz kalmasi yeglenir ve dogru bulgulara ulasilmasi uluslararasi kaza-kirim otoritelerinin ve uzmanlarinin amacladigi en onemli seylerdir. Kaza-kirim i kamuoyunu bilgilendirmek icin degilde daha sonraki kazalarin onlenmesi icin yapan ulkeler ve otoriteler bunun ne kadar onemli oldugu sonucuna varmaktadirlar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000