Ana Sayfa Kategoriler Yazarlar Fotogaleri Havayolu Şikayetleri AirportHaber Arşiv Künye

06 Eylül 2010 - 00:00:29 [ Önceki Yazısı ] [ Sonraki Yazısı ]

Karakteri Büyüt Karakteri Küçült

DİKKAT EDİN, FENA DAYAK YERSİNİZ..!

Geçtiğimiz günlerde, Fatih Sofular Caddesinde oturan annemi ziyarete gittim... Vatan Caddesinden Aksaray’a gelip, Sofular’a sapan kavşağı döndüğümde karşıma; aynı sokakta yan yana dizilmiş 8 tane büyük kebapçı dükkanı çıktı. Şaşırmamak olanaksız!
Aynı sokağa yan yana sıkışmış bu kadar çok kebapçı; nasıl iş yapar, nasıl para kazanır diye merak edip sorduğumda; önce birinin gelip sokağa yerleştiği, sonra diğer hemşerisinin bu dükkanın iyi iş yaptığını düşünerek orada onun da yeni bir dükkan açtığı ve sonra bu rekabet ortamında hemşerilerini görenlerin tasını toprağını satıp aynı yerde dükkan açtıkları anlatılıyor.
 
Bu kadar dar bir alanda, bu kadar kebapçı bulunması çok ilginç. O sokakta biraz yavaşlayıp çevrenize baktığınızda; sizin kebapçı aradığınızı sanacak ve anında önünüze atlayarak; “Abi buyurun, harika kebaplarımız var “ diyerek arabanızı park etmek için kapınıza hücum edeceklerdir.
 
Ne kazanır bunlar? diye kendi kendime söylenerek, sokağı geçip gittim...
 
 
Bunları sizlere anlatmamın nedeni; ülkemiz insanlarının genetik yapılarından kaynaklanan bir sorunu açığa çıkartmak... Biri, bir yerde bir işyeri açmasın, hemen oraya akın başlıyor ve biri birini yemeye başlıyorlar. Bu durum; kebapçılarda, marketlerde, taksicilerde, eczanelerde, okullarımızda, havayolu şirketlerimizde, MRO merkezlerimizde hepsinde böyle...
 
Bir örnek vermek gerekirse; Türkiye Avrupa ve Ortadoğu’nun bakım merkezi olma yolunda ileri adımlar atıyor. Hemen birileri çıkıyor; SHYO’larının mezunları bir dolu sorunlarla boğuşurken, “uçak teknisyen yardımcılığı” gibi literatürde yeri bile olmayan kadrolar yaratıyorlar ve gazetelere ilan vererek öğrenci avına çıkıyorlar.
 
Bu alanda büyük ihtiyaç varmış söylentisi, bir çok üniversiteyi harekete geçiriyor ve bu üniversiteler havacılık dalında yüksek okullar açmaya başlıyorlar.
Bu konuda ders verecek yeterli sayıda hoca var mıdır? Teorik bilgi yeterli olacak mıdır? Uygulamalı çalışmaları nasıl ve nerede yaptıracaksınız? Bunlar fazla düşünülmüyor, önce bölümleri açalım sonra geliştiririz diyorlar.
 
Aynı, kebapçı örneğinde olduğu gibi; bir dolu okul açılıyor ve bu okullardan mezun olanlara iş vaat edilerek öğrenci avına çıkılıyor.
Bu gençlere, okullarını bitirdiklerinde, şirketler; “Buyurun sizi bekliyorduk nerede kaldınız?” demeyeceklerdir. Okulların yöneticileri ise; “Biz mezun edelim, gerisini onlar çözsün” mantığıyla, bir dolu işsizin yanına bu gençleri de iterler. 
 
 Pilot okullarımızın ve mezunlarının sorunları ortada iken, şimdi de aynı sorun diğer havacılık branşlarında öğretim verecek okullarımızda ve mezunlarında yaşanacak gibi görünüyor.
 
Bu türden onlarca örnek verebilmek olanaklı iken, son günlerde gündemde olan ve iç hatlara girmeye çalışan özel havayolu şirketlerimizin durumunu, sizin de değerli yorumlarınızla birlikte değerlendirmek istedim.
 
Sivil havacılığımız, her zaman söylediğim gibi; alt yapısal sorunlarına karşın son hızla koşmakta. Otorite ve bazı kalemşorlar, alt yapısal sorunların çokluğunu kabul etmese de, bu bir gerçek...
Aslında; bardağın diğer yanına bakmadığınızda, bu görüntüye şapka çıkartabilmek mümkün. Bu nedenle, bu kişilerin sivil havacılığımızın görsel yönünün etkisi altında kalmış olabilmeleri mümkün. Hoş görmek gerekir. Zamanla öğreneceklerdir. Konumuza dönelim;  
 
Aynı Sofular’daki kebapçılar gibi, biri birinin ardına açılan şirketlerimizi bu sene zor günler bekliyor. Uçaklarını wet lease –dry lease olarak kiraya vermekle ünlenen ve kendilerini havayolu diye tanımlayan, benim ise; Rent-an-Aircraft diye tanımladığım bazı şirketlerimizin yanında charter uçuşları yapan şirketlerimiz de iç hatlara girmeye soyundu. Öncelikle hepsine başarılar diliyorum.  
 
Serbest piyasa koşullarında, benim başarılar dilememin çok anlamı yok. “Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan da olmasınlar” diyerek, onların da bildiğini sandığım, ama, benim anlayamadığım bir hırsla iç hatlar sevdasına kapılmış bu şirketlerimizi uyarmak gerekiyor.
 
Dikkat edin, fena dayak yersiniz... Bakın şimdi; AHL’de pazarı tümüyleTHY kapmış. Devletin de desteğiyle tek oynuyor. Sabiha Gökçen’de ise Pegasus egemenliği tartışılmaz. İzmir’de Sun Express pazarın hakimi. Ankara’da Anadolu Jet’i tek geçerim. Bu şirketler iç hatları olduğu gibi götürüyor. Bunların arasına girmek büyük risk olur.
 
Türkiye’ye iç hatlarda tarifeli sefer yapacak yeni katılımlarla 11’e çıkacak şirket sayısını çok ve gereksiz buluyorum. Bu tür tarifeli seferlerin, IATA kuralları gereği yaz ve kış dönemleri, ayrı, ayrı değerlendirilebilir. Yaz veya kış dönemleri veya her ikisi de olabiliyor. Kısaca hangi dönem için ne açıkladıysan uçmak zorundasın. Yolcunun yeterli olup olmadığına bakılmaksızın tek yolcun bile olsa, o seferi yapmak zorundasın. Bu bir gerçek.
 
Bir gerçek daha var ki bu da; gecikmeler, bakım eksiklikleri, teknik nedenli geriye dönüşler gibi aksaklıklarda, anında medyanın ağına düşecek ve afişe edileceksiniz.Lease operasyonlarınızda bunlardan maalesef haberimiz olamayabiliyor. Kol kırılıp, yen içinde kalıyordu. Ama, artık öyle olmayacak ve devamlı irdeleneceksiniz. Bu nedenle; adınız, ticari itibarınız ve güvenirliliğiniz sorgulanacak.
 
İç hatlarda piyasayı kapmış şirketlerin arasından uçağı doldurarak onlarla rekabet etmek güç olacak. Ancak; en az 2 sene zararı göze alabilecek şirketlere bir sözüm olamaz. Zamanla dayak yiye, yiye atmayı öğrenir ve diğerleriyle rekabet edebilirler. Bu şirketlerimizin arasında değil seneler, finansal yönden bir sezon bile dayanamayacak şirketler var. Çünkü; Pegasus’un 19 TL Onur Air’in 49 TL Sun Ekspresin 49 TL ve THY’nin 59 TL’lik fiyatlarıyla başlayan tarifeleri ile rekabet edebilmek, bu şirketlerimiz için ilk senelerde bence mümkün görünmemektedir.
 
Yolcudan alınan her 100 liranın;18 lirasını devlete, 6 lirasını Havalimanına ve 5 lirasını da Euro Control’e kaptıracağınızı unutmamanız gerekiyor. Ayrıca bu iç hat yapılanmasında, acentelerle çalışacak ve havaalanlarında ofisler açmanız gerekebilecek.
 
Daha da önemlisi; iç hatlarda yılın sadece Temmuz ve Ağustos aylarında yoğunluk yaşanıyor. Şu an iç hat seferi yapan 8 şirketin promosyon el fiyatlar uygulayarak biri biriyle kıyasiye rekabet ortamında olduğu bir gerçekken, iç hatlara yeni katılan şirketlerin bunların arasından ekmeği kapması için mucize lazım. Bu nedenlerle bu iç hatlar piyasasına yeni katılacak olanların bir daha düşünmesinde ve yol yakınken dönmelerinde yarar var.
 
Tüm okurlarıma ve şirketlerimize iyi bayramlar diliyorum.
Facebook Twitter Digg Stumble
Bu makale toplam [ 8527 ] kere görüntülendi. Makaleye toplam [ 12 ] yorum yapıldı.
 
[ Yazdır ] | [ Yorum Gönder ] | [ Başa Dön ] | [ Önceki Yazısı ] | [ Sonraki Yazısı ]

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Diğer Yazarlar

Ali KIDIK
info@airporthaber.com

TGS = TAM GAZ SANSÜR...
Malum geçen hafta İstanbul kara kışın kabusunu yaşadı. Bu kabustan bende nasibimi aldım. Sabahın erken saatlerinde, İstanbul’a yağan karın tipi şekline dönüştüğü anda sıcacık yatağımdan kalkıp Florya’da resim çekme hevesine kapılırsam soluğu hastanede al...
Korhan OYMAN
koyman@fit.edu

Okura Mektup, İngilizce'ye Devam
Aylardır yazmamıştım. Bir yazdım millet yazının altını boks ringine çevirdi ve tabii ki biz de hakkımıza düşeni aldık. Eleştiriler Türkiye’nin bugün içinde olduğu uzlaşmazlık ortamının çok güzel bir aynası olmuş gerçekten. Askere ...
Oya TORUM
torumoya@hotmail.com

GELECEKTE GELECEK ELBET!
  Kendimi bildim bileli Amerika için “fırsatlar ülkesi” denir. Hem rakamlar hem de ülkenin büyüklüğü bakımın...
Murat HERDEM
mherdem@airporthaber.com

THY UÇUŞ İŞLETMENİN BÜTÇEYE ETKİSİ NEDİR?
Türk Hava Yolları, 2011 yılının ilk 3 ayında ciroda yüzde 27 artış sağladı ancak bu dönemi 280 milyon lira faaliyet zararı ile kapattı. THY, ilk çeyrek dönemdeki zararı hesapta olmayan Ortadoğu ve Afrika krizi ile Japonya’daki tsunamiye bağladı. Her fırsatta globa...
Tevfik UYAR
tevfikuyar@airporthaber.com

İNTERNET MEDYASI VE AÇIK AÇIK BİLİM
Ekim’de yazmış olduğum “Havacılıkta Kamuya Açık Eğitim” adlı yazıda değinmiştim: ABD’nin çeşitli kurumları, internette erişilebilir ve anlaşılabilir bilgi sunmaya özellikle dikkat ediyor, çocuk ve gençlerin ulaşabilmesi için internette ...
Oktay ERDAĞI
oktayerdagi@airporthaber.com

AĞZI OLAN KONUŞUYOR AMA...
İki hafta önce bu köşede yayınlanan  Ekip Kaynak Yönetimi (Crew Resource Management)-CRM konulu yazımda, havacılıkta CRM eğitimi konusunda kaynak doküman bulmakta önemli sıkıntıların olduğunu vurgulamıştım. Havacılıktaki yazılı kaynak, doküman sorununa ilişkin o...
Servet BAŞOL
servetbasol@airporthaber.com

BU İNSANLARI NASIL UÇAĞA ALIYORLAR???
  Havayollarının kapasite arttırması ile uçağa binen yolcu sayısındaki artış, başlıktaki gibi benzer şikayetlerin de artması...
Erdal GÜLMEZ
erdalgulmez@airporthaber.com

İSTANBUL 3.HAVALİMANI İÇİN ÇILGIN PROJE
Sıra dışı düşünmek mi daha zordur yoksa bu düşünceyi açıklamak mı ? Bence sıra dışı düşünen insan sayısı çok fazla , bu düşüncelerini açıklama cesareti olanlar çok azdır. Çoğumuzun aklına sıra dışı fikirler gel...
Tasarım & Programlama Airport Media Group Bilişim Bahadır Bilal BIYIK webmaster@airportmediagroup.com
© Copyright 2005 - 2008 Airport Media Group AirportHaber bir Airport Media Group projesidir.
AirportHaber | Ucuyorum Forumları | AirportKariyer | Airport TV | Havayolu Şikayetleri
Ak Medya Yayın Yapım Filmcilik İthalat ve İhracat Tic. Ltd. Şti.
Şenlikköy Mah. Işık Sk. No:1 Duyar İş Merkezi B blok K:3 D:3 Florya - Bakırköy / İSTANBUL
0212 426 78 33 | 0212 426 78 53 | 0212 426 78 93